- Kategori
- Siyaset
Seçim hükümeti ve sorumluluk

Cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesi kararı aldı, seçim hükümeti kurulacak.
Hepimizin malumu, 7 Haziran genel seçimleri belki de siyaset tarihinin en karışık ve içinden çıkılamaz seçimi oldu. %41 oy almış bir parti tek başına hükümeti kuramadı, karşısındaki %60'lık blok %40'a bu kadar sivriyken bir koalisyon oluşturamadı. Mevcut siyasal iktidar ve muhalefettende koalisyon çıkmayınca Cumhurbaşkanı anayasal sınırları çerçevesinde seçimlerin yenilenmesi kararını aldı. Şimdi bizi yeni bir süreç bekliyor.
Cumhurbaşkanı, meclis içerisinden 1 milletvekilini Başbakan olarak atayacak ve bu Başbakan 5 gün içerisinde bir bakanlar kurulu oluşturup Cumhurbaşkanı'nın onayına sunacak. Meclis Başkanlığı'nın vereceği sayılara uymak şartıyla her parti aldığı oy kadarı ile bakanlar kurulunda temsil edilecek. Anayasa ve halkın iradesi bunu gerektiriyor.
Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi seçim hükümetine bakan göndermeyeceklerini açıkladı. Halkların Demokratik Partisi'de bakanları kendisi seçmek istiyor. Aksi taktirde onlarda seçim hükümetine partili göndermeyeceğini söylüyor. Peki anayasa bu konu hakkında ne diyor?
Anayasa bakanlık teklifinin partiye değil partililere yapılacağını ve insiyatifin Başbakan'da olduğunu söylüyor. Muhalefet partilerinin şu an yapması gereken şey, halkın taktiri ile nasıl meclise girdilerse bakanlar kurulunda da oy aldığı kitleyi temsil etmek. Hem kitlesini temsil edecek hem devlete karşı sorumluluğunu yerine getirecek. Başbakan başka bir partiden diye, koalisyon kurulmadı diye seçim hükümetine bakan göndermemek sorumsuzluktur.
Artık erken seçim olacağı netleşti. Bu saatten sonra partiler yeni bir seçime hazırlanırken aynı zamanda devlette devamlılık esastır şuuru ile üzerlerine düşeni yapmalıdırlar. Anayasada belirtildiği gibi seçim hükümetinde yer alarak elini taşın altına koymaları gerekir. Aksi taktirde anlaşılacak şey şudur ki; bugün ülkenin bu belirsizliğinde sorumluluk almayanın bu millete, bu devlete zarardan başka verebileceği hiçbir şey yoktur.
Bakanlar kurulu mahalle maçı kadrosu değildir. Küçük çocuk gibi “o varsa ben yokum” demek ciddiyetsizliktir. Meclisteki 550 vekil de milletin görevlendirdiği kişilerdir. Üzerlerine düşen her görevi yapmak zorundadırlar. Ya üzerine düşeni yapacaksın, ya da o koltuğu işgal etmeyeceksin.
İnşallah gereken seçimler ve yeni seçim hükümeti milletimize ve devletimize hayırlara vesile olur.