Sedef Kabaş eleştirisi / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
 

Sedef Kabaş eleştirisi

Sedef Kabaş eleştirisi
 

google


Kabaş, şu andaki konumuyla, bir Twitter yazarı. Geçmişte televizyon programcılığı varmış. Kendisini, aşağıdaki linkteki söyleşisiyle tanımış oldum.

Günümüzün oldukça ivmeli değişimlere sahne olduğu bir gerçek. Bunun tarih bilincine, hemen hiç kimsenin varamadığı da bir gerçek.

Kabaş’ın röportajının, en son bölümündeki söylediklerini alıntılayacak ve kendisini eleştireceğiz (kalın puntolar onun sözleridir):

http://www.taraf.com.tr/politika/sosyal-medya-tsunami-gibi/

» İnsanın vizyonu her zaman ileride olmaz ama tarihi de geri döndüremezsin. Tekerlek icat oldu bir kere, o devir bitti.

İcat edilip, ondan vazgeçilip veya o onutulup, ona geriye dönülmüş, çok icat vardır. Örneğin, su değirmenleri öyledir. Artı, icadından bin yıl sonra bile, Tatar yayı, Kalaşnikof otomatik tüfeğe karşı bile kullanılıyor hala, hem de bugünkü TC ordusunda. Bu da, Kabaş’ın önemli bir vizyon hatası olmuş. Yani, internet de çökecek değil, zaten birden çok kez çöktü ama internetin asıl globalliği, orta vadeli gelecekte, 1-5 kez orta-uzun süreli sekteye uğrayacak.

» Kendini yenileyen ve devinim sağlayan sistemler çökmez ve devamlılığı olur. Bunu başaramayan sistemse çöker. Türkiye, sahip olduğu bütün yumurtaları tek bir adama emanet ediyor. Bu çok riskli bir sistem.

Kendini yenileyen ve devinim sağlayan sistemler de çöker, en azından kendisinden daha devingen barbarlar yüzünden bile çöker. 5 binlik tarih – Dünya Sistemi bunu söylüyor. Devletler, ‘olmaz’ zannedilen koşullarda bile çökmüştür.

Tek adamlı sistemlerin muhakkak çöktüğü veya modasının geçtiği takıntısı da geçersiz. Pekala, 1 kişi 60 yıl iktidarda kalabiliyor, İngiltere kraliçesi gibi.

» Mesela Atatürk’ün ideolojisinin sürdürülebilir olduğunu düşünüyorum, çünkü evrensel.

Atatürk’ün ideolojisi, kendisi daha ölmeden önce, 1935 gibi tasfiye edildi. İnönü de onu tasfiye etti, Bayar da, yani kendisinin 2. ve 3. adamları. Sonra, kendisinin yaşarken politikadan özellikle uzak tuttuğu ordu, kemalist olduğunu iddia ederek, 3 askeri darbe yapıp, TC’yi batırdı. Üstüne bir de, tam bir TC tasfiyesi olarak, 3 liberalist geldi. TC 2013’te tam / % 100 yoktu, 1938’de 10 yoktu. Kabaş, en büyük hatayı burada yapmış.

» Twitter’ın güzelliği, aslında fikren orada var olabilmek. Farklı düşünen ve sözcüklerle kendini iyi ifade edebilenlerin kazandığı bir yer orası.

15 bin blog yazarı arasında oludğu, binlerce Twitter kullanıcıs arasında da, sözcüklerle kendini yazarak ifade edebilene raslamadım. Konuşur gibi yazmak, politik konularda çok have ağzı kaçıyor ve ayın insanlar sokak dilinden de özelikle uzak duruyorlar, oysa sokak dili de argo / jargon, Twitter Türkçe’si de, ikisi de banal yani. Blogların ise, çok az bir bölümü yakayı zekasal / bilgisel banaliteden kurtarıyor.

» Bu yüzden pek çok insanı Twitter’da keşfetme şansı bulduk. Kimileri gazetelerde köşe yazmaya başladı. Mesela Atilla Taş da bunlardan bir tanesi.

Birçok insanı blogcu olarak da keşfettiler ama hepsi tekledi. Bu beni çok şaşırtıyor. Bir blogdan 10 yılda 10 bin blogcudan 10 kitaplı yazar çıkabildi. İnsanlara yazma ve kalıcı olma şansı veriliyor ama bunlar onu çöpe atıyor ve günübirlik ve ertesi günü unutulacak şeyleri yazmakta ısrar ediyorlar. En uzun süren gündem 5 günlük.

» Twitter sayesinde yazma ve çizme işi artık birilerinin tahakkümü altında değil. İnsanlar özgürce yazabiliyor sosyal medyada.

Ancak, kafatasın kadar özgür olabiliyorsun. Twitter 140 karakterlik kafatası istiyor. O da SMS’ten geliyor. O SMS Türkçe7sinn ve zekasının düzeyi çoktan belliydi.

» Artık kullandığın cep telefonuyla en iyi kameraman, en iyi fotoğrafçı sensin. Gezi’yi düşünsenize… Hakikaten orantısız zekânın ne olduğunu o günlerde sosyal medya sayesinde gördük. Twitter olmasaydı bunu göremezdik.

Orantısız zekanın ne olduğunu, önce Türkçe’nin off’ olmasından ve bozulmasından gördük. Eğer, Gezi olayları sırasında orantısız zeka gördüysek, çok daha fazla orantısız gerzeklik de gördük. Yalan yanlış yayılan şeylerin listei çok kalabalıktı. İçeriden gelen röportajlar aşırı yanlı ve özneldi.

Twitter’dan 15 yıl önce, Eblogs vardı, sonra gazete blogları geldi. Bugünkü Milliyet Blog 9 yıldır var. Sorun, tam kompozisyon yazabilmekte veya yeni kuşakların içinde olduğu durum olarak, yazamamakta ki buna Gezi Kuşağı da (2013’te ortalama 28 yaşında olanlar) dahil.

Dipnot 1: Şu anda, TC’nin en büyük sorunu, ne AKP, ne de HDP. Şu anda, TC’nin en büyük sorunu, 35 yaş altı insanların, geleceği anlamaması, algılamaması, görmekten önce ona bakamaması, hep geçmişin kavramlarını kullanması. Ancak, bunda asıl sorun geçmişi de geçersiz olarak yorumlamakta ki Kabaş’ın Atatürk yorumu, tam da öyle.

Dipnot 2: Kabaş, Twitter’daki sayfasında, dişe dokunur hiçbirşey söylememiş. Bol ‘retweet’ var. Bir de, klişe yinelemeler.

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..