- Kategori
- Okullar
Sefaköy Lisesi

(İnternetten alıntı) Ozan Bilen tarafından eklenmiş...
Sefaköy Liseli olamadım ben...
Ama Sefaköy Ortaokullu oldum.
1977-1980 yılları arası; zor aynı zamanda güzel geçen günler-aylar-yıllar.
Bir zamanlar; hemen bitişiğindeki Mustafa Pars İlkokulu'ndan; ortaokullu( ve liseli) öğrencilerere gıpta ile baktığım okulun öğrencisiydim artık.
Gıpta ile baktım:
Çünkü okumak güzeldi, hele ortaokullu olmak hem biraz daha büyümek demek, hem de "kara lastik" ayakkabılardan kurtulmaktı...
Ucuzundan da olsa eşofman ve spor ayakkabıların alınması demekti.
O yıllarda "Sefaköy Lisesi"nin ortaokul ve lise eğitimi aynı binada veriliyordu okulun adı da bu şekilde anılıyordu...
Ortaokul bittikten sonra benim okul ile yollarım ayrıldı, liseyi o yıllar için gurbet sayılabilecek bir başka okulda okudum, Kadırga Endüstri Meslek Lisesi'nde...
Ama okul ile bağlarım hiçbir zaman kopmadı, bunun sebebi ise ev ile okulun arasının 200 metre kadar oluşuydu.
Bunları neden mi anlatıyorum?
Bu akşam Facebook sayfama düşen arkadaşlardan birinin paylaşmış olduğu bir video buna sebebtir.
Videoda okulun tarihi, geçmişten gelen resimler ve etkinlikler var.
(Yalnız videoyu izlemem çok zor oldu, çünkü ikide bir takılıyordu. Umarım bu sorun yalnızca benim bilgisayardan kaynaklanan bir olaydır...)
Büyük oğlum artık yalnızca lise düzeyinde eğitim veren bu okula "Sefaköy Liseli"olarak kayıt olup,"Dr. İsmet Birgül Liseli"olarak mezun oldu.
Halen lise ikinci sınıf öğrencisi olan küçük oğumda "Dr.İsmet Birgül Liseli"olarak başladığı bu okuldan umarım aynı şekilde mezun olur...
Deprem olayı, deprem korkusu bazı nesnelerin zorunlu olarak yıkılmasınıda beraberinde getirdi.
Artık kimi anıları üzerinde saklayan binalar mesela okullar yok artık.
İlk önce İlkokulumuzdaki biz mezun olduktan sonra yapılan ek bina yıkıldı yerine yenisi yapıldı.
Yakın zamandada eski ilkokul ve lise binası yıkılıp yenilendi.
Yenileri eskiye göre çok güzel ve kullanışlı, sağlam olduklarınıda düşünüyorum.
Bunlar olması gereken kaçınılmaz durumlar.
Videonun sonunda lise binası ile birlikte okulun ismininde yok olduğundan söz ediliyor.
Hayırseverlerin,bağış yapanların yaptırdıkları binaya kendi isimlerini vermeleri çok doğal...
Ancak şöylede düşünmeden edemiyor insan:
Örneğin; Pertevniyal, Vefa, Şehremini liseleri gibi liseler aynı şekilde yıkılıp hayırseverlerce yeniden yaptırılıp, eski isimleri yerine hayırseverlerin isimleri bu okullara verilse ne olur?
Olan olmuş artık...
Sanırım burada olması gereken ya hayırseverler sadece yeni binaların yapılması için yönlendirilmeli...
Ya da yaptıkları hayrın karşısında eski isimlerin değiştirilmemesini kendilerinden beklemeli.
(İsimlere dokunulmadan okul içindeki bir kürsü ya da spor salonu,kütüphane gibi bölümlere hayırseverlerin isimleri verilerek yine bu kişiler bir şekilde "onore"edilebilir diye düşünüyorum, başka alanlarda örneğin, hastanelerde olduğu gibi...)
Üstteki, belki de yandaki resim benim internette (artık tarih olmuş, maziye dair) bulabildiğim ender birkaç resimden biri mecburen blog resmide bu kez, bu şekilde olacak...