- Kategori
- Güncel
Şehitler ölmez mi ?
Son zamanlarda azan terör ve dünkü 30'a varan şehitten sonra "Şehitler ölmez vatan bölünmez," den daha öte, daha reel, daha ciddi politikalara ihtiyaç duyulduğu açıkça netleşti.
Ya da en azından, insanımız bunu talep edecektir, çünkü artık terörün ne "Şehitler ölmez," sloganlarıyla biteceği, ne de diyalogla sertleşme arasında gidip gelen ve ne olduğuna karar veremeyen politikalarla bir yere varılamayacağı ortada.
Evet, gün duygusal tavırlardan öte gerçekçi politikaların, sağlam duruşun ve herkesin üstüne ne düşüyorsa yapması gereken gündür.
Öncelikle PKK, miadını doldurmuş, çağın çok ama çok gerisinde kalmış ilkel metotlarıyla Devletten taleplerini elde edemeyeceğini anlamalı. Terör yoluyla bir amaca ulaşmak olsa olsa 20.yüzyılın ortalarından kalma bir tavır ve çağın gelişmeleriyle yakından uzaktan alakası yok; öyle ki İngiltere'den İspanya'ya birçok ülkenin başına bela olan terör örgütleri sonunda yelkenleri suya indirmedi mi?
İndirdi ve PKK'da sonunda indirecek, bu kaçınılmaz son. Göreceksiniz PKK'yı ne hava harekatları ne de politika bitirecek, PKK kendi kendisini tasviye edecek en sonunda. Bu kaçınılmaz, çünkü masum insanları öldürerek bir yere varmak hiçbir aklın ve hiçbir duygunun kabul edeceği bir şey olamaz, hem de politik dinamiklerin çok farklılaştığı günümüzde.
Sonuçta çağ dışı, ilkel ve barbar PKK ve onun yöntemleri, hem masum Türkler hem de günahsız Kürtlere zarar veriyor.
Masum Kürtler demişken... Zurnanın zırt dediği bir yerde burası ne yazık ki. Öyle, çünkü yıllardır aklı başında kişilerce PKK'yı masum Kürt vatandaşlarımızdan ayırmak lazım denmesine karşın, o masum Kürt vatandaşlarımız PKK'ya gereken mesafeyi ve tepkiyi koymadı ya da koyamadı!
Evet, artık Kürt vatandaşlarının da elini vicdanına koyup gereken tavrı almasının vakti değil mi? PKK esas darbeyi o zaman alacak kuşkusuz.
Ama yok Kürt vatandaşları sus pus kalmaya devam ederse bundan herkes zarar görecek.
Ve bugüne kadar ne sertleşme ne de diyalog politikalarını tam uygulamış olan Devlet, kararsız politikalarla sorunu halledemeyeceğini anlamış olmalı ve yol haritasını çok net çizmeli. Bir kere yıllardır üvey evlat muamelesi yaptığı Güney Doğuya el atmalı, orada ne gerekiyorsa yapmalı, yatırımlar için en gerekli ihtiyacı, güvenliği sağlamalı.
Ama herşeyden önemlisi, "bıçak kemiğe dayandı," teranesini tekrarlayıp durmamalı.