- Kategori
- Şiir
Şehr-i sukunet
Sana suskun kalmak
Seninleyken sessizce izlemek seni bir köşede…
Gülüşündeki bir çığ gibi büyüyen mutluluğunu,
Gözlerinde yaktığın ateşi bedeninle bedenime işlemen…
Şimdi ise çorak bir arazinin
Hatta bir çölün ortasında –gece yeni çökmüşken daha-
Üşüyorum.
Hava eksi bilmem kaç dereceymiş,
Bana ne…
Beni üşüten ne o soğuk havanın bedenimi bir bıçak gibi kesmesi,
Ne de senin üzerindeyken görmeye bayıldığın gömleğimden başka bir şey olmaması…
Sensizlik bedenimi tir tir titreten…
Sensizlik beni birazdan bir çocuk gibi ağlatacak
Bir sigara daha yakıp millete gözüme duman kaçtı ondan gözlerim sulandı yalanını söyletecek.
Ama hiçbir şey bu acıyı hafifletemeyecek.
Senin yokluğunun bende bıraktığı boşluğu
Tıpkı diğerlerinin yerini seninde dolduramadığın gibi
Senden sonra gelecek olanlar da senin yerini dolduramayacak.
Öyle ki bir zaman sonra kocaman bir boşluğun içinde kaybolup gideceğim.
O gün gelinceye kadar masamın üzerinde duran lambanın ışığında
Adınla başlayan her şeye
Ve kendime biraz daha yaşama fırsatı vereceğim…
Yusuf Sezgin AYBEY / Şehr-i Sukunet