- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Şeker sancısı

Tam bir muamma...
Adapazarı Şeker Fabrikası'ndan bahsediyorum.
Günlük 6000 ton pancar işleme kapasitesi ile ülkenin en büyük şeker fabrikalarının arasında kendine yer bulan bir fabrikadan...
Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik tablo paralelinde bu fabrikanın sosyal ve ekonomik getirisine bakıldığında:
Üzerine titrememiz, 'aman nazar değmesin' dememiz gereken bir fabrikadan...
Velinimetten, senin, benim, işçinin, çiftçinin, iktidarın, muhalefetin, herkesin velinimetinden bahsediyorum...
Ekmekten, aş ve işden...
Hayattan, her şeyden bahsediyorum...
'Olmazsa olmaz'dan...
Bu fabrika 17 Ağustos depreminde % 45 hasar görmüş, kimilerine göre bir daha faaliyete geçemezdi, geçmesi imkansızdı.
Yani gözden çıkarılmıştı.
Ölmüştü. ...
Fabrika, 2005 yılında S.S. Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi tarafından satın alındı ve 10 ay gibi kısa bir süre içerisinde özverili ve olağanüstü çalışma sonucu 'imkansız' başarıldı.
Sonuç:
Adapazarı Şeker Fabrikası üretime tam kapasiteyle hazır vaziyete getirildi.
- 700 kişiye iş...
- 7 binin üzerinde çiftçiye üretim yapma imkanı...
- Ülke ekonomisine yılda 120 milyon TL gibi ciddi katma değer...
- Yılda yaklaşık 70 bin ton kristal şeker...
- 25 bin ton melas...
- 150 bin ton yaş küspe...
Emeği geçen her kim varsa, olduysa kutlanması gerek...
Hal ve gidişatın böyle gitmesi beklenirken bu dev kuruluşun önüne; dev bir engel çıktı.
Yedi kişiden oluşan ve adına "Şeker Üst Kurulu" denen bu engel:
Sanayi Bakanlığı temsilcisi, Tarım Bakanlığı Temsilcisi, Dış Ticaret Temsilcisi, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürü, Pankobirlik temsilcisi. (Konya Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı), Özel Şeker Fabrikaları temsilcisi, (Konya Şeker Fabrikası Genel Müdür Vekili) ile Nişasta Bazlı Şeker Üreticileri temsilcisinden oluşuyordu.
Birileri bana "Şeker Üst Kurulu'nun görevleri nelerdir?" diye sorsa; hiç düşünmeden cevabım, "kota sorunu yaratarak işe ve üretime engel olmak; işçiyi, çiftçiyi, esnafı dolayısıyla onların çoluk çocuğunu mağdur/muhtaç bırakmak" olurdu.
Nedenini de şöyle açıklardım:
Yıllık 99.000 ton şeker üretebilecek bir fabrikanın kapasitesini yaklaşık %70 oranında atıl duruma düşürmenin başka ne anlamı olabilir? Derdim.
Veya 2010/11 yılı şeker kotası 60-65 bin ton civarında hedeflenirken kotayı bir önceki yıla göre % 48 oranında azaltarak 31 bin ton’a düşürmenin...
Üstüne üstlük; 1953 yılından beri, polar şeker varlığının yüksekliği sebebiyle Eskişehir yöresinde de pancar tarımı yaptırdığı gerçeği bilinirken; eski köye yeni adet getiren bu kurul, yöreden pancar iznini de kaldırdı. (Kaldı ki, bu uygulamayla Adapazarı Şeker Fabrikası'na sözleşmeli ekim yapan Eskişehirli pancar üreticisi 70 Milyon TL.'nin üzerinde gelir elde etmişken...)
Tam bir muamma...
"Hayır" diyen, 'beri' gelsin; açıklasın.
Mesela:
- "Piyasada birbirinin rakibi konumundaki sektör temsilcisi kurul üyeleri tarafsız"(!) desin...
Veya başka bir şey...
Şimdi; Adapazarı Şeker Fabrikası'nın sınai maliyetindeki başarısından dolayı (Kg başına 1.27 TL) teşvik edilmesi gerekirken, bu şekilde yok edilişine seyirci kalmak mümkün mü?
Çalışmanın, üretmenin sınırlandırıldığı, hatta yasaklandığı bir ülke düşünebiliyor musunuz?
Hele ki; birilerinin çıkıpta:
"Fabrika kapatılsın; yerine beş yıldızlı otel veya iş merkezi veya lüks konut her neyse o yapılsın. Olmadı yeşil alan yapılsın, olmadı belediyeye bilmem kaç dönüm yer kalsın, sosyal ve kültürel hayata ciddi katkı sağlasın" demeleri, sonrasında da sağlıklı düşünemediğini belirtmesi ne tuhaf, ne garip, ne acı, hatta ne korkunç...
Böyle görüşe kim itibar eder?
İşsizler ordusu mu?
Tarlasını traktörünü satmış/satma aşamasına gelmiş, fakir fukara olmuş çiftçi mi?
Kim?
Ülkenin içinde bulunduğu şartları, yine o ülke için bir fabrikanın ne anlama geldiğini bilmek gerek...
Bir işsizin iş bulabilme sevincini, evine ekmek götürebilmenin mutluluğunu, çitçinin tarlasını ekip biçmesinin ne anlama geldiğini de bilmek gerek...
İl ve ülke ekonomisine katkısını bilmek gerek...
Kendini bilmek gerek...
İster üst kurul ol.
İster yazar-çizer takımından ol.
Kahin olmaya da hiç gerek yok.
- Düşünmek yeter...
Adapazarı Şeker Fabrikası’nın pancar temini ve kota sorununun çözüleceğine inancım tamdır.
- Kim ne derse desin.
Hükümet atılması gereken adımları mutlaka ama mutlaka atacaktır.