​ Seks, yozlaşma, cinayet: "Karanlığa Geçiş" / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '07

 
Kategori
Sinema
 

Seks, yozlaşma, cinayet: "Karanlığa Geçiş"

Seks, yozlaşma, cinayet: "Karanlığa Geçiş"
 

Roma 1948: Orson Welles (Danny Huston) Rita Hayworth ile olan evliliğini düzeltmek ve kariyerine yeniden başlamak için italya'ya gider.

Fakat kendi film setinde bir oyuncunun öldürülmesi ile Orson kendini cinayet, politika ve entrikalar ağının içinde bulur.

Yönetmenliğini ve senaryosunu Oliver Parker'ın üstlendiği film böyle tanıtılıyor.

Ancak aynı zamanda Orson Welles'in hem iç dünyasını hem de bir dönemi kapsaması açısından büyük önem taşıyor.

Daniel Cerquerira'nın Welles'i başarıyla canlandırdığı filmde aynı zamanda, Pino Ammendola, Danny Houston, Paz Vega, Diego Luna ve Anne Galiena var.

Başta usta oyuncu Kenneth Branagh'ın Welles'i oynayacağı film, zamanla yönetmen adayının ve oyuncuların değişmesiyle sonuçlanmış...

Film boyunca Welles'e Rita Hayworth o kadar çok Rita Hayworth soruluyor ki, Orson da yeni aşklara adeta yelekn açmak zorunda kalıyor.

Bir yanda zayıflama hapları, bir yandan yönetmeni bile yönten Welles, bir yandan da bir cinayet...

Bir yerde "boynuzlu Amerikalı", bir yerde "Çingeneler Kralı" bir yerde de "Kraliçeéye benzetilen Orson Welles'e yönetmen çıkışır:

"Yönetmen benim öyle değil mi!"

"En fazla saygıyı hakeden yönetmen, en çok dinleyendir".

"Ama Orson bekle bir dakika, sen film yönetirken oyuncuları dinlemezsin, asla dinlemezsin."

"İşte bu benim en büyük zaafımdır... Üçüncü kameray 18 mm'lik mercek taksınlar. Arka plana da bir kaç meşale ekle. Derinlik katar".

Yönetmen şakın halde Welles'in arkasından bağırır: "Ne üçüncü kamerası..."

Bir yanda aşk, bir yanda cinayet ve bir yandan da çözümün arandığı bir film Karanlığa Geçiş...

Bir isyanın ortasında bile arabasından çıkıp kamerasıyla çekim yapması, "Sadece ölüm bütü yanıtları bilir" demesi, elini kamera yapıp her şeyi çekmesi.

Diğer yanda ise Amerikan başkonsolosunun Orson'a karşı verdiği mücadele ve siyasi taktikler.

Seçimler, tehditler ve çekişmeler...

Bir yerde şoförünün Orson'a dediği gibi:

"Bu ülke bir trajedi. Kendini parçalıyor. Benim elimden geldiğimi yaptığımı söyleyemezsin! Bir yerde çizgiyi çekmem gerek...

"Yani sorun kariyerin mi? Filmin için gerekli parayı kaybetmekten mi korkuyorsun?"

"Sebebi sadece kariyer değil."

"Büyük Orson Welles, orada öylece oturup hiçbir şey yapmayacak mı?"

"Yapmaya çalıştığım, lanet olasıca yurttaşlarından biri tarafından öldürülmeden işimi yapmak."

"Buraya kadar senin sayende geldik. Tanrım, siz insanlar... Buraya gelirsiniz, ülkemizle oynarsınız, kadınlarımızla oynarsınız, sonra gidip demokratlarla yatağa girersiniz. Siz busunuz işte..."

Amerika'da bir türlü destek göremeyip Avrupa'ya giden, dahi Orson Welles'in bir dönemini ve dönem İtalya'sını görmek istiyorsanız kaçırmayın...

Çünkü Orson Welles, gerçek bir "sihirbaz"!...

 
Toplam blog
: 353
: 3712
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..