- Kategori
- Tarih
Selçuk Türkleri’nin Batı’ya göçü

Selçuklu Arması
Türkler geçmişte Orta Asya’da at koşturdular ve kayda değer sınırlara sahip devletler kurdular. Savaşçı ve göçebe topluluklar olan Türk boyları, Moğollar ile yüzyıllarca yan yana yaşadılar. Moğollar ve Türkler yakın bağlar kurmuş ve omuz omuza cenk etmiş olduğu gibi, bazen de birbirlerine karşı harp etmişlerdir.
Çin Seddi olarak anılan uçsuz bucaksız duvarlar, bu çok hızlı ve güçlü savaşçıların sonu gelmeyen akınlarına karşı savunma amacıyla inşa edilmiştir.
On Birinci Yüzyıl’da Orta Asya steplerinden, Batı istikametine göçen Türk kavimleri, Pers topraklarındaki İsfahan şehrinde kültürel olarak gelişime açık, farklı dinlere anlayış ile yaklaşan, askeri olarak çok kuvvetli bir devlet inşa etmiştir. Selçuklu adıyla bilinen bu devlet, o dönemde Bağdat’ta ikamet eden Abbasi halifesi tarafından İslam’ın koruyucusu olarak tanınmış ve büyük prestij kazanmıştır.
Selçukluların Bizans Sınırlarına Dayanması
Abbasi Halifesi’nin, Selçukluların lideri Tuğrul Bey’e, iki cihanın hâkimi (Doğu ve Batı) unvanını layık görmesi ve Selçukluların bu sebeple batıda hak iddia etmesi, dönemin güçlü devletlerinden Bizans ile Selçukluların arasındaki ilişkileri iyice germişti.
Bizans İmparatorluğu (nam-ı diğer Doğu Roma İmparatorluğu), Selçuklu Sultanları o bölgeye yerleşene kadar, Anadolu’yu çevreleyen toprakların süper güçlü devletiydi. Ancak Tuğrul Bey liderliğinde başlayan Selçuklu yayılması, Selçukluların egemenlik alanını fazlasıyla genişletti. Selçuklu Devleti’nin kazanımları, Tuğrul Bey’in ardılı Alp Arslan zamanında zirveye ulaştı. Dolayısıyla, Bizans İmparatorluğu ve Selçuklu Devleti arasında büyük bir savaş çıkması kaçınılmaz bir hale geldi.
Malazgirt Savaşı
Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın ağırlıkta atlı askerlerden oluşan birlikleri ile Bizans ordusu 1071 yılında Malazgirt ovasında karşı karşıya geldi. Amansız bir savaşa tutuşan iki ordudan, Bizans ordusu Selçuklulardan sayıca oldukça üstündü. Ancak Selçuk ordusunun çoğunlukla atlı askerlerden oluşması ve atalarından beri gelenek olan atla hızlı manevra yapabilme kabiliyeti, Selçuklu Sultanı’na büyük bir avantaj sağladı.
Sonuç olarak Bizans lejyonları savaşı kaybettiler ve bu Selçuklulara Anadolu’nun kapılarını açtı. Uluslar arası tarihi kaynaklarda Great Seljuk Empire olarak anılan Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kurulmasını sağladı.
Selçuklu Mimarisi
Selçuklular, Anadolu’da camiler, kervansaraylar, imaretler, köprüler ve hanlar inşa ettiler. Orta Asya’nın mimari niteliklerini taşıyan bu eserler, ülkemiz için büyük bir mirastır. 19 Yüzyıl sonunda mimar Vedat Tek önderliğinde bir grup Türk mimarı, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nı başlatmış ve Selçuklu mimarisinden bazı öğeleri yapılarında kullanmışlardır.
Bunlara örnek olarak, Sirkeci’deki büyük postane; Sultanahmet At Meydanı’ndaki tapu ve kadastro binası ve Sultanahmet Four Seasons Oteli’nin faaliyet gösterdiği güzel bina verilebilir.
Selçuklu Devleti’nden kalan birçok eser, günümüzde Sultanahmet Camii’nin hemen karşısındaki Türk İslam Eserleri Müzesi’nde sergilenmektedir.
yazan: Serhat Engül