- Kategori
- Dostluk
Sen beni şair yaptın ey sevgili

Bir kaynaktım toprağın damarlarında akardım.
Birgün bir damla olarak çıkıp seyreyleyeyim dedim toprağın yüzünü.
İlk seni gördüm.
Başka da kimseyi görmedim
Bir damla iki üç…
Sonunda ayrılmak istemedim.
Akmaya başladım.
Bana bir pınar yaptılar.
Doldum aktım. Boşaldım doldum yine aktım.
Sen gelirde bir tas su içersin diye bekledim bu ıssız yerlerde.
Suyumu hiç kesmedim.
Önceleri ağzımı tıkadılar başka yerlerden sızdım.
Sonra baş edemediler açtılar.
Hep aktım, hala akmaktayım…
Sana doğru geleyim dedim.
Gücüm yetmedi.
Fazla uzağa gidemedim..
Toprağa düşer düşmez kurudum.
Aktığım yerlerde senin için papatyalar büyüttüm.
Kır çiçekleri yetiştirdim.
Gelinciklere koştum.
Geleceğin yolları çiçek bahçesine çevirdim.
Sesimle şarkılar çağırdım sana.
Türküler yaktım.
Pınar sesi deyip geçtiler.
Sonra sevdiler bu sesi.
Su sesi, kadın sesi, kuş sesi…diyerek en güzel seslerin içine beni de kattılar.
Oysa benim sesimle şarkılar okuyordum sana.
Dedim ya işte türküler.
Birgün geldin.
Kınalı parmaklarını yan yana getirerek avuç avuç içtin.
Dudaklarına değdim. Oradan ruhuna aktım.
Bakışların değişti birden bire.
Oh be dedin.
Artık kurusam da gam yemem.
Fakat ey sevgili içimde yazar içimde çizerdim.
Şair ruhluysam da kimseler şair demezlerdi bana.
Bak şimdi sen beni şair yaptın.
Toprağa adını yazdım.
Şiirlerimde çiçekler vardır.
Kuşlar vardır.
İşte bundandır.