​ Sen mi bensin; ben mi senim? / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '13

 
Kategori
Deneme
 

Sen mi bensin; ben mi senim?

Değerli okuyucularım; hepimiz içine kapalı insanlarız. Eğer konuşursak bütün sırlarımızın ortaya çıkacağından, açık vereceğimizden ve söylediklerimizin daha sonra aleyhimize delil olarak kullanılacağından çok korkuyoruz. Bu yüzden genelde susmayı tercih ediyoruz. Suskunluğumuz her zaman belirleyici oluyor. Konuşamadığımız için hiçbir sorunumuzu çözemiyoruz. Bu yüzden mutsuzluklar yakamızı bırakmıyor. Aslında tüm bunların çözümü yapabildiğimiz takdirde karşımızdaki kişinin gözlerinin içine bakarak gülümseyip konuşabilmek.

Gerçek hayatı ne kelimeler anlatabilir, ne de beyaz bir kâğıda yazabilirsiniz. Sadece yaşadığımız anların bir daha geri gelmeyeceğini düşünerek yaşamalıyız. Aşk, aşka inanmam dediğiniz an çıkar karşınıza. Ve sonra, sonu olmayan bir yaşam içinde ve asla gecesi olmayan bir gün gibi yeniden doğarsınız. Oysa ondan önce “yağmurlar bile isyan ederdi akıttığınız yaşlara, çünkü yağmur sizin kadar ağlayamazdı”. Sevdiğiniz insan hayallerde yaşatılabilir, belki de bir masal kahramanınız olabilir. Ancak duygularınızı ertelememek istiyorsanız yaşayacağınız hiçbir şeyi sonraya bırakmayın. Sonra diye bir şeyin olmadığını sizde çok iyi biliyorsunuz. Hep yarına dair hayaller kurmak, gelmesi mümkün olmayacak zamanları beklemek sizlere zarardan başka bir şey vermeyeceğini unutmayın. Aşk zamana meydan okur ama siz ona karşı koyamazsın. Orada durup öylece bekleyemezsiniz geleceği. Bir adım atmalısınız, bir el uzatmalısınız aşka doğru. Aslında tüm bunları aşmak için tek ihtiyacımız cesaret değil mi? Mutluluğun gerçek mutluluk olması için yalansız ve sade olmak karşındakinin gözlerinin içine bakarak gülümseyebilmek gerekmez mi? Bir düşünün; onunla neler yapabilirsiniz, neler yaşayabilirsiniz! Her sabahı onula karşılayabilirsiniz. Gözünüzü açar açmaz ilk onu görebilir ve yüzündeki o gülümsemeyle mutluluğa erişebilirsiniz. Bir şarkıyı sözlerini bilmeseniz bile bağıra çağıra söyleyebilirsiniz. Sonra bir filme gidebilirsiniz. Paylaştığınız her an beyninize bir daha çıkmamak üzere kazınabilir. Şuan bütün dertlerinizi, hayatınızı hatta kendinizi unutun ve benim için bir kez en samimi duygularınızla gülün! Unutmayın gözyaşlarınızın her bir damlası çok değerli. Değersiz insanlar için ziyan etmeyin. Ayrılıklara da asla üzülmeyin siz gideni değil giden sizi kaybetmiştir.

Bir gülümsemeniz için ölmeye hazır bekleyen bir insanın varlığından haberdar olduğunuz takdirde bilin ki size karşı hissettiği şey aşktan önce rastlayabileceğiniz en iyi dost olmasıdır. Tıpkı Mevlana’nın bu sözleri gibi;

O kadar yakınsın ki, seni ben sandım.

Sana o kadar yakınım ki, beni sen sandım.

Sen mi bensin, ben mi senim

Şaşırdım kaldım…

 
Toplam blog
: 20
: 434
Kayıt tarihi
: 21.05.12
 
 

Antalya Manavgat'ta yaşıyorum. Amatör olarak tiyatro oyunculuğu yapıyorum ve yerel bir gazetede h..