​ Sen yoktun / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '12

 
Kategori
Şiir
 

Sen yoktun

Sen yoktun
 

Bir yıldız kaydı bir gece ansızın, dalmışken ışığına ben

Bir baktım ki yanımda yoktun, kaybolmuştun

Seni aradım sokak sokak çaresizce, adımlarımı saydım

Karanlıklarda seslendim adını, her kaldırım taşında izini aradım

Yollar da hep yokuştu nefes nefese kalmıştım

Duvarlar bir bir üstüme yıkıldı sanki, tut ki enkaz altında kaldım   

Zindan karası gecelerde sensizlikte korkarken ben

Sen yoktun…

 

Bir sabah yine yorgun uyandığımda düş yorgunu bir gecenin sabahında

Üşüyordu içim, çisil çisil bir yağmur vardı İstanbul’da

Aynadaki yabancıya ilişince gözlerim selama durdum usulca

Sonra birden çok çirkin hissetmiştim kendimi

Bir o kadar donuktu gözlerim ve soğuktu bedenim

Düşman olmuştum o zaman aynaların yabancılığına

İçimde gittikçe büyüyen boşlukta kaybolurken ben

Sen yoktun…

 

Dalgalara attım bir akşam kaybolsun diye umutları

Bir avuç tuzlu suda eritmek istedim içimdeki buzları

Birkaç damla su sıçrattı dalgalar yüzüme, alıp geri verdiler

Tükenirse umutlar asıl o zaman biter yaşam dediler

Oysa ne çok kırılgandım, ne çok vazgeçmiştim hayallerden bile

Güneş bile terk etmişti boyayıp gönlünce kırmızılara ufku

Öylece görünmezliğe doğru boşluğa uzatırken ellerimi

Sen yoktun…

 

Her şey vardı zamanın bilmecesinde çözülmeyi bekleyen

İki sözcük kalmıştı işte alt tarafı bir türlü çözülemeyen

Düşlerimize dizmiştik ya hani sıra sıra pembe bulutları

Her yeni gün o bulutlardan biri daha eksiliyordu

Dillerim lal olmuştu sonunda, düşsüz ve gölgesiz kalmıştım

Şiirler de susmuştu, renkler bir bir kaybolmuştu

Suskun dudaklarım karabasanlarda çağırırken seni ben

Sen yoktun…

 

Mevsim sonbahardı hüzün nakış nakış işlenmişti her yaprağa

Toprak yağmura doymuştu da içimdeki serkeş yangın doymamıştı

Gözlerim yanıyordu uykusuz sabahlarda kar boran az geliyordu

Yokluğunun kavurucu sıcaklığı göğüs kafesimi yırtıyordu

Avuçlarımdan kayan her bir kum tanesi gibi savruluyordum

Sarsılırken ben yüreğimin en ücra köşelerinde fırtınalarla boğuşurken

İçimdeki çocuk ölüyordu

Sen hep yoktun…


Şükran Demirtaş

 
Toplam blog
: 249
: 3042
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..