Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '09

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
 

Sendikasızlaşmış bir işçi bayramı

Sendikasızlaşmış bir işçi bayramı
 

1 Mayıs'da neyi kutladık?


Bugün (05.04.2009) Hürriyet’te Yalçın Bayer ’ in köşesinde 29 yılda sendikalı işçi sayısının 3, 5 milyondan 750 bine düştüğünü okudum. İnsan böyle yazıları görünce geçmişe gitmekten kendini alıkoyamıyor. Türkiye nereden nereye gelmiş demeden edemiyorsunuz. Sendikalar işçi sınıfının örgütlendikleri tek anayasal kuruluştur. Bu kuruluşlar önümüzdeki yıllar içinde yok olmakla karşı karşıyadır.

Ülkemizde ilk olarak 1870’lerde başlayan işçi sınıfı örgütlenmesi Osmanlı ve Cumhuriyet dönemindeki yönetimlerin baskıları nedeniyle batıdaki gibi etkin bir gelişme gösteremedi.Batıda sendikal hareketler çok baskı gördü ancak onlar kararlı bir şekilde bu baskılarla savaştılar ve bunun neticesinde varlıklarını sürdürdüler. Türkiye’de Türk-İş 1952 yılında grev ve toplu sözleşme hakkı olmaksızın kuruldu. İlk grev ve toplu sözleşme hakkı 1961 anayasasında verildi. Bu hak verilince 1967 de DİSK, 1976 da HAK-İŞ, 1979 da MİSK (1987 de YURT-İŞ oldu, 1988 de kapandı) kuruldu. Böylece zaten yeteri kadar mevcudu olmayan işçi sınıfı örgütlenme düzeyinde de 4 e bölündü.

12 Eylül’de TÜRK-İŞ’in haricindeki sendikaların tamamı kapatıldı. Bu dönemde toplu sözleşme ve grev hakkı yine rafa kaldırıldı. Yıllık zamları karar veren Yüksek Hakem Kurulu adında bir kurul oluşturuldu, bu kurul karar verirdi ve itiraz hakkı da yoktu. 12 Eylül sonrasında kamu sendikaları da kuruldu ancak bunların da grev ve toplu sözleşme hakları yok. 12 Eylül’de kapatılan işçi sendikalarının faaliyetlerine daha sonra izin verildi ancak, yeni anayasada işçi hakları, grev ve toplu sözleşme hakları iyice budanmış bir halde.

Neticede gelişmiş ülkelerde çalışan sınıflar hak üzerine hak alırken, ülkemiz bu konuda ilerleme değil gerileme kaydetmiş, çalışanlar bırakın mevcut haklarını korumayı daha da fazlasını kaybetmişlerdir. Bugün sendikaların çalışanlara ne kazandırdığı tartışılabilir. Bu da sendikaların ne işe yaradıkları sorusunu gündeme getirir. Çalışan sınıf da sendikalardan artık ümidini iyice kesmiş olmalı ki 29 yılda 2 milyon 750 bin üye kaybetmişlerdir. Halbuki nüfus artışını da eklerseniz normalde üye sayıları şu anda 5-6 milyon olmalıydı.

Aslında sendikasızlaşma ne kazandırmış ne kaybettirmiştir bunun hesabını yapmak gerekir. Bu hesabı yapan oldu mu bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey varsa kaçak işçi çalıştırılmasının önünü açmıştır ve bu da ülkemizde her yerde sonuna kadar kullanılmaktadır.

Yıllar önce bahar bayramı olarak kutladığımız, 12 Eylül zamanında da baharın kutlanacak nesi varmış diye kaldırılan 1 Mayıs geçenlerde tekrar bayram günü olarak çalışan sınıfa teslim edildi. Eh.. bu da bir ilerlemedir diyelim.

 
Toplam blog
: 31
: 1485
Kayıt tarihi
: 27.03.09
 
 

İzmir doğumluyum. 1994 den beri İstanbul' da yerleşiğim. 25 yıl özel sektörde değişik firmalarda yön..