​ Seni seviyorum / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '08

 
Kategori
İlişkiler
 

Seni seviyorum

Bugün bir arkadaşım çok hüzünlü idi sordum ne oldu? neden bu hüzün içimi baydın! kalk git dolaş yada anlat yada gül dedim bana şöyle dedi: Hani bir sevdiğim vardı ya, hani hep onu anlatırdım ya, hani onunla ilgili hayaller kurar mutlu olurdum ya, hani çok seviyorum diyordum ve haykırıyordum ya, hani onu kimse benden koparamaz diyordum ya, işte o sevdiğimden ayrıldık koptuk bittik; ne anlatayım ben sana çünkü halen aklımda ve ondan başka hiç bir şey düşünemiyorum ne anlatayım o yok o gitti ve ben onu çok özledim ne yapabilirim. O zaman dinle dostum; Aslında ayrılık diye bir şey yok bu bizlerin uydurduğu koca bir yalan sevmek var aslında özlemek var, beklemek var, onu düşünmek var ve onunla mutlu olmak var onu görmediğimiz ilk dakikalardan itibaren kendi kendimize sorular sorup cevaplar ararız hem de; cevaplarını çok iyi bildiğimiz halde sanki hayatta ki en zor soruları kendimize soruyormuşuz gibi cevaplandırmaya çalışırız. Şimdi o ne yapıyor? Şimdi nerede? Güneş çoktan doğdu uyanmış olmalı! Saçlarını tararken beni hatırladımı! Öyleyse ayrılmadık sadece birbirimizi özledik ve bir hamle bekliyoruz.

Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum önce beklemekten hayatımız boyunca ya bekliyoruz yada bekletiyoruz ikiside kötü ikiside hüzünlü tarafı yaşantımızın yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek. Özlemlerimize bir sözüm yok o karanlık bir gecede parlayan pırlanta parçası o sevgimizin sevdalarımızın nefes alışı, kavuşmalarımızın anlamı o bekleyişlerimizin tek ve en güzel yönü. İnsanlığımız özlemlerimizle cazibeli yaşantımız özlemlerle güzel özlemin buruk bir tadı var hele onu özlemenin bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem. Bir ışığı, bir rengi var seni özlemenin anlatılmaz… Verdiğin bütün acılara dayanabiliyorsam seni özlediğim içindir beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni seni özlediğim içindir seni bunca özlemesem bunca sevemezdim ki. Sevmek sevgiliyi bir beyaz güvercin gibi avuçlarına alıp okşamak ve yüreğine bastırıp korumaktır, ama sevgiliyi daha güzel ufuklar bekliyorsa onu salıvermektir. Onun uçsuz bucaksız gökyüzünde kanat çırpışlarından sonsuz bir mutluluk duymaktır. Onun kendisinden uzaklaşmasına üzülmek değil gerçeğe mutluluğa uçmasına sevinmektir. Beni bırakıp nereye gidiyorsun demek değil gittiğin yerlerde dualarımla seni koruyabileceğim diyebilmektir sevgi. Şimdi bugün ondört Şubat dünyada sevgililer günü olarak kutlanıyor ya, bizlerde bugünden itibaren SENİ SEVİYORUM kelimesini daha çok kullanalım ama eskitmeden, yıpratmadan ve sevgimize ihanet etmeden. Düşünün hayatımızda neleri seviyoruz, neleri özlüyoruz , neleri bekliyoruz, nelerle mutlu oluyoruz ve kimlere mutlu olması için dualar ediyoruz: Bir eş, bir sevgili, ana, baba, kardeş, terk eden sevgili, çocuk, arkadaş, çiçek, böcek aklınıza ne geliyorsa birde şunu düşünün kimlere SENİ SEVİYORUM diyoruz yada demeliyiz.Gönlüm ve dualarım sizlerle çünkü SİZLERİ SEVİYORUM. Unutmadan yazımın başında bahsettiğim arkadaş vardı; hani yarinden ayrıldığını sanan arkadaşım merak etmeyin barıştılar ve benim bu özel günde bu yazıyı yazmama neden oldular her şeyde bir hayır vardır sadece sevgiyle kalın...

 
Toplam blog
: 4
: 627
Kayıt tarihi
: 05.02.08
 
 

Hayatı siyah beyaz olan tüm insanların hayatını renkli hale getirebilmek için tiyatro yazarlığı v..