- Kategori
- Şiir
Senin anlayacağın dilden
Hiç yokken;
Vurdular beni
Attılar ücra bir köşeye
Sesimi soluğumu kesmeye çalıştılar anlayacağın..
Çığlık çığlığa bağırırken ben
Bir senin için bir de memleket için
Susturdular da
Sensizken hergün biraz daha çürüyen bedenime
Sıkılan her mermi de bir bir
Bağıramıyordum artık
Çıkmıyordu sesim zira kan kusuyordum..
İnceden inceye geliyordu Ölüm
Valizi topla der gibi bir hava vardı
Son gördüğüm şey
Bir çöp konteynırı birkaç da aç kediydi sadece
Cebimden almışlardı resmini çünkü
Kalemimi, kağıdımı.. almışlardı..
Ey koyu kahve gözlü yarim
Senden sonra bir haller olmuştu zaten bana..
Sokaklar boştu çılgınca kalabalıklarda bile..
Yarınlar gözümde anlamsızdı..
Bir memleket sevgisi vardı
O da sensiz çürümeye yüz tutmuştu bilesin
Sana son mektubu yazamadım sanma
Çalmadan kapımı ölüm
Bir mektup bıraktım çekmecemde
İçinde;
Senin anlayacağın dilden "seni seviyorum" yazıyordu..
Öyle dolandırmadan süslemeden..
Korkmadan titremeden yazıyordu..
Ve bir not içimdeki çocuk
Sana son kez seni seviyorum diyordu...
Gözlerim kapandı..
Ruhum bedenimden bir çırpıda çıktı..
Bu yüzdendir ki;
Sol yumruğum hala sımsıkı duruyordu
Ve yüreğim son kez atarken hala seni seviyordu..
Yusuf Sezgin AYBEY