Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '12

 
Kategori
Deneme
 

Senin de canın çok acıdı mı hiç?

Senin de canın çok acıdı mı hiç?
 

Bir başka efkarlıyım bu akşam. Sen bana kafanı takma. Üzme tatlı canını aşkım... Bir yolunu bulur, düzeltirim ben kendimi...


Senin de canın çok acıdı mı hiç bebeğim?

Sen de, nedir benim günahım? Nedir bu bilmez çilem? diye sordun mu hiç kendine; şans meleğim benim?

Evet... İnsanın canı acır, acır ama... Acının bu kadarı da, bana bile fazla... Dedin mi sen de hiç, hem ilk, hem son nefesim benim?

Boğazın düğüm düğüm, gözlerin hafiften nemlenmiş, biter mi benim de derdim?, sıkıntım biter mi acep? diye; kendini tekmeledin mi sen de hiç?

Sabır... Sabır... Ya sabır Allahım!... Diye söylenirken, kendi kendine... Yerimde sabır taşı olsa, çatlardı be ay yüzlüm...

Evet hayata antrenmanlı, acıya dayanıklı, yağmura, kara, çamura, fırtınaya alışığım ben... Evet... Acı patlıcanı kırağı çalmaz, evet... Bilirim ben de... Ama benimki de can be!... Varlık sebebim benim.

Hani.... Yazayım dersin, yazamazsın. Konuşayım dersin, susamazsın. Susayım dersin ama... Susmana da bir türlü izin vermez ya yüreğin... Ne öfkeni kusabilirsin. Ne sakinliğine kaçabilirsin ya... Bu gün bendeki kasvet, böyle bir şey işte; can parçam benim.

Bilirsin sen beni... Ben, kolay kolay kolay kendimi koyvermem. Ama bu gün öyle kasvetli, öyle dolu, öyle kederliyim ki... Sabahlara kadar içsem, kendime gelemem.

Benim... İçmekle de aram yoktur. Sen bilirsin de... Öylesine tuhaf bir duygu ki bu... Ve öylesine bir dolmuşluk ki; bu sana anlattığım...

Sanki bir anda, hemen şuracıkta, tüm yaşam sevincimi kaybettim; uğur böceğim, aşk ateşim benim.

Sen bilirsin ki, beyaz bayrak çekene, hemen teslim olana zerre tahammül edemem ben.

Ama can özüm... Emin ol ki, bu akşam beyaz bayrağı ha çektim, ha çekicem.

Ben hayatta en çok gülmeyi bilirim. En çok gülmeyi severim de... Ama bu ara, fazla mı doldum ne? Bıraktım kendimi kendi halime...

Belki de, boyumdan büyük şeyler istemişimdir hayattan hep ben. Sence de haklı mıdır bu söylediğim?

Ama ben böyleyim işte, be yavrum! Ne yaşarsam, tüm benliğimle ve bedenimle yaşarım. Tıpkı bu akşam da dibine kadar hüznümü yaşadığım gibi...

Ama sen benim bu halimi, görme istersen be bebişim!...Çünkü sen, ne de olsa benim geri basmayan, baş eğmeyen, yolundan dönmeyen, başını veren, ruhunu, doğrusunu teslim etmeyen haline alışıksındır.... Yalan mıdır söylediğim?

Amaaaan!... Boşver be işte! Kaldığımız yerden gülmeye devam edelim, son göz ağrım benim... Ne de olsa... Biz hüzünlendik diye... Durmaz ya bizimle!; şu kavanoz dipli Dünya!...

Her şeye rağmen... Show must go on değil mi?

Hayat işte!... Sen gülsen de, ağlasan da... hayat devam eder. Öyleyse... Hadi kalk gel de... Bir boğaz havası alalım, sen istersen; rüzgarına kurban olduğum... Sen benim aşkımın son durağısın. Yoksa sen bunu da mı bilmezsin? Yoksa ben sana bunu da mı söylememiştim.

Bak söyledim işte!... Hadi kalk!... Hadi kalk da gidelim... Güneş yüzlü kraliçem benim...

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..