- Kategori
- Şiir
Serçeler duyar

Beni bir tek taş duvar duymaz
Yuvasında uyuyan serçeler de duyar
Yağan kar da duyar, yağmur da, dolu da
Sıcacık anne çorbasının buğusunda
Eski taş evin yalnızlık kokusu
Yağmur da ıslanmış pisicik duyar
Sağanak şekilde ağlayan bulutlarla
Serseri esen lodosun feryadıyla
Kırk yıl hatırlı kahvem
Vefadan yoksun dostluklar duyar
Sadece taş duvarlar duymaz beni
Uyuyan çiçekler duyar
Güneş duyar
Ay duyar
Bahar duyar, kış duyar
Ateşe aşık olan pervane duyar
Garp duyar, Şark duyar
Çıkmaz sokaklarda ki adresler duyar
Nadirde olsa özlem de duyar
Beyaz papatya
Masmavi bulut
Pembe küçük yanaklar
Anne karnında umutla büyüyen
Kiraz dudaklı Ezgi Bebecik duyar
Bahçesinde kiraz ağacı ile anılan
Yitik bir hayalin gölgesi duyar
Baharın habercisi cemre
Zemheriye gebe sıcacık yaz duyar
Yüreğim gam keder içinde
Gözyaşımın aktığını
Sırrım duyar
Aşikarım duyar
Bir buselik esintiyle
Bir infaz habercisi çığlık duyar
Farzet ki taş kesilmiş duvar
Kabul et ki duvar cansız
Kanı canı varken ete bürünen nice duvar var umarsız
Bazen mezar başına dikilen çam fidanı duyar
Beni tek taş duvar duymaz
Yuvasında uyuyan serçeler de duyar