Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '21

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
34
 

Ses, Tat ve Koku

İçimde bilmediğim bir yerden gelen ses.... Fısıltıları duyuyorum ama göremiyorum. Aklım karışıyor. Kendimi arıyorum. kayboldum yine.... Ne söylüyor anlamak için pür dikkat dinliyorum. Görmeyince kendimce anlamlar yüklüyorum her şeye.... Bendeki nesnenin adı lezzeti, kokusu, sesi... Nereden geldiğini bilmediğim cümleleri biri kulağıma fısıldıyor.  Bazen anlamda veremiyorum. Kafam çok karışık... Derin düşünceler içindeyim. Rüya mı gerçek mi? Bilmiyorum. Yalnızca düşünüyorum! Sonra gülümsüyorum ve sahip olduklarıma şükrediyorum.

Aynaya baktığınızda yüzünüzü görememek

Ne demektir bilir misiniz?

Pencereden baktığınızda,

Güneşin sarısını, göğün mavisini,

Çimenin yeşilini

Görememeyi bilir misiniz?

Ben bunları hiç görmedim, göremedim.

Hep başkalarından dinledim dünyayı

Renkleri başka ağızlar anlattı bana

Güneş sarıymış, gök maviymiş, çimen yeşilmiş.

  •  

Sarı sıcaklılık, mavi gül gibi mi kokar?

Yeşil serinlik midir?

Anlat bana anne.

Bir defa babama sormuştum.

Karpuz ne renk baba?

Dışı yeşil,

İçi kırmızı demişti.

Aklımda hep öyle kaldı

Kırmızı tatlı bir şeydi

Biliyorum.

Kiraz,

Çilek,

Böğürtlen…

Hepsi tatlı,

Hepsi kırmızı.

Ben dünyayı böyle tanırım işte

Ya dilimle,

Ya ellerimle.

Yapraklar ve sular hep serindir.

O yüzden mavi ve yeşil de serin.

  •  

Ayak sesleri duyarım.

Minik ayakların minik sesleri.

Hızla yaklaşıp, yanımdan geçer

Çocuk adımları bunlar, seslerinden tanırım.

Nasıl koşar çocuklar kırlarda?

Sonra neden düşerler anne?

Ben hiç koşmadım, çocukluğumun yollarında

Hiç gidemedim uzaklara…

Belki biraz ilerisi uçurumdur ya düşersem diye.

Ya babam ya da annem vardı yanımda.

 

Deniz dedikleri nedir hiç bilmem.

Bazı akşamlar…

Annem tutar elimden, denize götürür.

Kulak kesilir dinlerim, kendi karanlığımda.

Oynaşan dalgaları seslerinden tanırım, renklerinden değil!

Konuşurum tek tek…

Yanındayım diye fısıldayan rüzgarla,

Ağlayan yağmurla.

Ve cıvıldaşan kuşlarla.

Onları gönül gözüyle canlandırır

Özgürce resmederim yüreğime.

  •  

Güzeli göremediğim gibi

Çirkini de bilmem.

Bazen silahlar patlar

Bombalarla dağıldığını duyarım, bir yerlerin

Geride kalan vahşeti göremem belki

Ama nasıl hissederim bir bilseniz.

Ah yüreğim yanar.

Bir bebeğe hiç bakamadım

Ama nasıl üzülürüm ağladığını duyunca, bilemezsiniz.

Kimi zaman sorarım.

Görmek güzel mi anne?

Bana biraz anlatsana…

Annem susar;

Burnunu çektiğini duyarım.

Üstelemem…

  •  

Ne çıkar görmüyorsa gözlerim.

Yüreğimle bakıyorum.

Asıl karanlık

Dünyayı karanlığa boğanların yüreğindedir.

Göremeyen; baktığını duymayan, hissetmeyendir

Ve bütün engeller, aşılmak içindir…

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 40
Kayıt tarihi
: 18.04.17
 
 

Okumayı ve gezmeyi seven biri olarak hayat paylaştıkça güzel diye düşünerek yazıyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster