​ Sessiz yolcu / Ankara / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '06

 
Kategori
Ankara
 

Sessiz yolcu

Otobüs her zamanki gibi yine ağzına kadar doluydu... Üst üste çıkacak kadar birbirine yakın ve ayakta duran yolcular, otobüs sürücüsünün her vites değiştirmesi ile bir öne bir arkaya doğru salınıyorlardı. Ayaktaki yolcular, otobüsün kapı yakınlarındaki direklere tutunarak ya da tutamaçlara sıkıca tutunarak dengelerini sağlamaya çalışıyorlardı. Adım atacak yer kalmamasına rağmen, otobüs sürücüsünün her durakta " Boş yerlere yanaşalım beyler!" uyarısı ile bir küçük adım daha atarak arkaya yanaşmaya çaba gösteriyorlardı.

Ayaktaki yolcuların sıkıntısı, öfkeli bir ses ile dışa vurdu:

- Gençler oturmuş, uyuma numarası yapıyor. Koskoca yaşlı insanlar da ayakta duruyor. Ayıp, ayıp!...

Sözü edilen genç; yorgun olduğu her halinden belli olan ve hemen başındaki ayakta yolculuk eden yaşlı kadın ve orta yaşlı adama rağmen uyur vaziyette cam kenarında oturan 20 yaşlarındaki bir gençti.

Gencin bu derin sessizliği, diğer yolcuları da yüreklendirmiş olacak ki; gence yapılan sözlü saldırılar ard arda sıralanmaya başladı:

- Bunlar ana baba terbiyesi almamış ki...

- Bir de genç olacaklar sözde...

- Vatanını sevmeyenler, büyüklerini de sevmez..

- Adam lazım adam.. Memlekette adam kalmamış!

- Sen de yaşlandığın zaman, bakalım kim sana yer verecek?

- Güzel bir bayan görseydi, hemen yer verirdi.

- Ne güzel de uyuma numarası yapıyor. Artist milletiz vesselam.

- Akşama kadar gezip tozuyorlar, sonra da otobüslerde uyuyorlar.

Genç, sanki tüm bu sözlere kulağını tıkamıştı..Hiç bir söze tepki vermiyordu..

Başında duran orta yaşlı adam, gencin bu tepkisizliğine çok sinirlenmiş olacak ki, eliyle genci dürterek:

- Hey!.. Sana söylüyoruz, duymadın mı?.. dedi.

Genç ise taş kesilmiş gibi hareketsizdi oturduğu yerde...

Adam, bir kez daha genci sarsarak söylendi:

- Bak, sana söylüyorum... Cevap versene!..

Gencin tüm bu uyarılara rağmen tepkisizliği yaşlı kadının dikkatini çekmiş, durumun ciddiyetini geçte olsa farketmişti :

- Rahatsız herhalde ?!..

Az önce öfkeli bir sesle genci uyaran adam da endişeye kapılmıştı yaşlı kadının uyarısı ile...Bu kez yanındaki insanlardan çaresiz bakışlarla yardım istedi az önce sert uyarılar yaptığı genç için:

- Hasta bu.... Baksanıza yüzüne... Suyu olan yok mu?.. Kolonya verin ...

İlk yardımın gelmesi gecikmedi ve uzatılan bir kolonya şisesindeki kolonyayı gencin yüzüne rasgele sürmeye başladı.

Genç kolonyanın etkisiyle gözlerini yavaş yavaş açtı ve çevresindeki insanlara anlamsızca bakmaya başladı.

Adam, korku ve merak ile karışık gence sordu:

- Oğlum, neden hasta olduğunu söylemedin?.

Genç, kendisine soru soran adama bir süre daha baktıktan sonra, cebinden bir kağıt parçası çıkarttı ve kağıdı adama uzattı.

Kağıtta şunlar yazıyordu:

"Ben işitme ve konuşma engelli bir gencim. Memleketim Mardin. 6 kardeşim var. Bir kardeşim de benim gibi..Baba yok. İş yok, ekmek yok, toprak yok... Çalışmak için geldim Ankara'ya..Allah rızası için bana bir iş verin."

Anlaşılan Ankara'ya iş bulmaya gelen ve tüm çabalarına rağmen aradığı işi bulamayan sessiz genç, yorgunluk ve açlığın da verdiği etki ile bitkin düşmüş; otobüste bulduğu o küçücük boş koltuk onun için bir yatak, yolcuların sözlü saldırıları ise ona ninni olmuştu...

 
Toplam blog
: 7
: 578
Kayıt tarihi
: 20.11.06
 
 

Yarım asırlık bir çınar olma yolunda... Kamuda çalışıyor.  Fotoğraf, sinema ve klasik müzik sev..