- Kategori
- Aşk - Evlilik
Sevdiğinden ayrı böyle yaşıyor insan

her bir dertten ala yaman ayrılık...
Bırakıp gitmek kolay mı bilmiyorum ama gidenin ardında kalmanın ne demek olduğunu inan çok iyi biliyorum.
İlk başta nefes alamıyor insan, kaldıramıyor hiçbir şeyi, terk edilmişlik ağır geliyor. Ağlıyor çoğu zaman, gözler suskunsa da emin ol yürek hep ağlıyor.
Tenine, sesine, kokuna hasret kalmak ne kadar zor bilir misin? Yarım kalıyor insan, özlüyor özlüyor özlüyor… Özledikçe sevgisi ve çektiği acının boyutu artıyor, yapabileceği çılgınlık derecesi artıyor. Dedim ya ilk başta nefes alamıyor insan, terk edilme, hasret acısı, sevdiğini kaybetme bir yumruk gibi düğümleniyor insanın boğazına.. Gözleri ağlamasa da yüreği hep yaşlı…
Zamanla hasrete de alışıyor insan ama alışana kadar da ömründe ömür gidiyor sanki. Evet sonra alışıyor; acıya, hasrete, yarım kalmaya, yüreği o acı yanmalara alışıyor. Kafasında türlü sorular dönüyor, sorular sorular cevapsız nice sorular… Sonra kendi kendine cevaplıyor bu soruları, sonra kendi cevaplarını tartışıyor içinde, kendi kendine gülüyor arada, kendi kendine konuşup, ağlıyor… Tarifi imkansız duyguları insan terk edilince sevdiğinden ayrılınca yaşıyor.
Sevdiğinden ayrılmak zor hatta çok zor. Nefes almadan yaşamaya çalışmak gibi…
Evet zamanla alışıyor insan ama önce yüreğini kaybediyor sonra kendini…
Yaşamak buysa sevdiğinden ayrı böyle yaşıyor insan!