- Kategori
- Şiir
Sevdim seni adamım

Nazım Hikmet Ran
Adamım, sevdim seni
Ağız dolusu ‘Memleketim memleketim...'’ deyişin kadar
Senin adını ananları da sevdim ben
Dimdik duruşu, davanı savunuşu, şiirlerini okuyuşu ile
Genco Erkal’ı sevdim
Bedeninde yaşıyor gibiydin.
Ben seni sevenleri de sevdim
Notalarında seni gördüğüm Fazıl Say’ı
Velhasıl sevdim seni be Adam...
Pirâye oldum, Memet oldum
En çok da, memleketinin dağları oldum
Baharı bekledim...
Bugün yolda Genco Erkal’ı gördüm
Genç Nazım’ım diye boynuna sarılasım geldi.
Kızma ama, ben onu seni sevdiğimden daha da çok sevdim
Bir bedene bu kadar mı yakışır insan?
Öğle yakışmıştın ki ona...
Dönmüştün sanki yurduna
Yürüyordun İstanbul sokaklarında.
Sakın ama sakın bakma dağlarına
Sen öldün, niceleri de öldü ama
Bahar gelmedi hâlâ...
“Çankırı’dan Piraye’ye Mektuplar’ı okudum yine
Hem de senin elyazınla yani tıpkıbasım denilenden
Doğum günümde oğlum almıştı hediye
Önce kızdım, ‘çok para vermiştir’ diye
“Sana, Nazım’a değmez mi anne? “ deyince utandım
Hani, kıyamadığımdan parasına, yanlış anlama.
Sarı yapraklar üzerindeki yazını görünce
Dayanamayıp kokladım, tüm eski kitapları kokladığım gibi...
Bir demet sarı lale almışım gibi...
Sahi, nasıl kokardın ki sen?
“Ne kokusu be kadın, hapisteyim ben!..”
Sen söylemedin ama ben duydum; Rutubet ve duvar...
Ayakları yere basan, hayalleri göklerde gezen Adamım
Hani Piraye’ye Kızıl Saçlı'na doğum günü için şiir yazmışsın ya,
Bana yazmışsın gibi okuyorum onu, her 9 Nisan’da.
Haa, bir de mor’u sevdim ben.
Memleketimi, seni düşünürken, uykusuz kaldığım günün sabahında;
Gözlerime halkalar yapmasına izin verecek kadar.
Saime Eren