Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '10

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
653
 

Sevgi proteini

Oksitosin bir hormon. Sürüngenler de olmayan memeli sınıfınına özel. İç döllenmeyi takiben oluşan biyolojik bir düzenlenmenin ürünü. Embriyo'nun ana karnında gelişmeye başlaması ve giderek büyüyen dölütün ana rahminden kolay çıkabilmesi için icat edildi. Bir memeli olan insandada, aynı nedenden ötürü mevcut. İşlevselliği insanda daha da önemli. Zira insanğ diğer memelilerin aksine iki ayaklı. Bipedalizmin (ikiayaklılık)sonucu ortaya çıkan anatomik değişiklikler, kadının karın boşluğunu ve legen kemiğini daralttı. Yavrunun, insansı özelliği olan büyük başlı oluşuda eklendiğinde, insan dişisinin, yavrusunu doğurmasını kolaylaştırıcı düzenlemeler devreye girmeliydi. Oksitosin ana ve yavrunun yaşamlarını garantiye almanın böyle bir yolu oldu. Üst beynin bir ürünü olarak kadın ve erkekte sentezlenmeye başlandı.Kadında sentezini anlamak kolay , uterus kaslarının kasılmasını güçlendirerek yavrunun doğum kanalından çıkımını kolaylaştırmak. Bir nevi ebelik. Ancak erkeğin testislerinden salgılanması hayli ilginç. Burada varsayımları devreye sokarak nedeni irdeleyelim

Döllenme, sonucu ortaya çıkan zigot , (döllenmiş yumurta) kadın vücudu içinde gelişerek büyür. Kadın yavrunun oluşmasında başat role sahiptir. Annenin yavruya genetik ve fizyolojik olarak yaptığı katkı , babadan çok fazladır. Bir kere

1-genetik yatırımıyla fazladır ( yumurta hücresi , spermin yuz milyon katı büyüklüğündedir .Ayrıca yumurta fazladan Mitokondrial dna denilen sitoplazmik ek kromozoma sahiptir )

2.- Gebeliği süresince bebeğe kendi bedeninden yaptığı besin enerji ve mineral harcamasıyla fazladır.

3-anatomik, fizyolojik ve hormonal desteğiyle yavrusunun yerleşme, gelişme ve büyümesini sağlamasıyla fazladır.

Erkeğe yani biyolojik babaya gelince;

1-genetik yatırımı açısından daha az katkısı vardır. Bu da, sipermi'nin küçük sitoplazmasındaki krozomal materyelle sınırlı dır .

2-Yavruya enerji ve kendi bedeninden besin katkısı hiç yoktur

3-Yavru sahibi olmak için, hiçbir biyolojik ve anatomik değişime maruz kalmaz.

Bütün bu farklardan ötürü anne ve yavru arasındaki bağ babaya nazaran çok daha güçlüdür. Bir başka önemli fark '"kalıtımın garantisini sağlama almak" kaygısı açısındandır. Anne (kadın) genetiğinden emindir. Çünkü dölü kendi içindedir. Oysa babada her zaman bir şüphe vardır. Ya yavru kendinin genetiğini değilde bir başka erkeğin genetiğini taşıyorsa. Bu olasılık erkeğin içinde şüphe tohumu olarak her zaman var olacaktır ( bu sakıncayı gidermek için türlü yasaklarla kadının gözlerden uzak tutulup, diğer erkeklerle teması ve birlikteliğini yasaklayan toplumsal düzenler kurulmuştur ). Erkeğin diğer dişilere yönelmesi (poligami) bu kaygıyı gidermeye yönelik olarak ortaya çıkmıştır. Erkek genetiğinin garantisini , çok sayıda kadını dölleyerek çözmeye yönelmiştir. Yani ne kadar dişiyle seks, okadar döl alma sonuç ; garantiye alınmış kalıtsallık. Erkek çapkınlığının biyolojik özü budur.

Kadın için bu son durum pek iç açıcı değil. Erkek, çocuğunun babası olarak ona çok lazım. Gebeliğinde ve emzirme sürecinde iyi bakılıp iyi beslenmelidir. Ayrıca yavrunun uzun mu uzun cocukluk döneminde, beslenip, bakılıp , korunması gerekir. Bunu kadın partneri olmadan yapamaz. En iyi partner 'de, yavruda genetik ortaklık yaptığı baba dır. Biyolojik varkalım stratejileri burda olaya el koyar. Babayı yuvaya bağlayıcı tedbirler dizisini sahneye koyar.Kadının yavru bakımında tek başına kalmaması için, hormonal, biyolojik biyo kimyasal, fizyolojik bir dizi düzenleyicileri devreye sokarak anne baba yavru birlikteliğini sağlama alır. Şimdi bu tedbirler nasıl işliyor onlara bakalım.

Diğer memeli dişilerinin aksine insan dişisinin cinselliği süreklidir. Sadece belli yumurtlama dönemi değil, diğer zamanlardada davetkardır. (Gitmene gerek yok, ben burdayım mesajı.) Yumuşak , kıvrımlı yuvarlak yüz ve vücut hatları = cinsel çekicilik. Özel koku fremonları üreten , davet edici genital bezlerin salgısı. Kıskançlığa eşlik eden, sözel kabiliyet ve sezgi gücü (erken uyarı sistemi gibi çalışır .Erkeğin bir başka dişiyle münasebetini erken fark edip, engelemek üzere tedbir almayı kolaylaştırır. Bütün bu özellikler tüm kadınlar için geçerlidir aslında. Buna erkeği ayartan kadın da dahil. Ancak erkeğin yanı başında bu silahlarla donatılmış kadın, yani biyolojik eş, eğer bunları kullanma da becerikliyse, erkek başka bir dişi aramak yerine evdekiyle pekala idare eder , etmelidir. Çünkü bu kendisinin ve genetik geleceğinin yararınadır . Anneyle mutlu bir birliktelikte , yavrunun hayatta kalıp yaşama şansı artar. Baba yuvada kaldığında yavru veanne dış tehditlerden ölüm ve kazalardan korunabilir Anne bebeğiyle meşgulken baba yiyecek gıda temin edip getirir. Dışarının soğuk ve rüzgarından yabancı düşmanların tacizinden, yırtıcı hayvanların saldırısından korur . Yuvayı güvenli hale getirir. Oturulacak ve yaşanacak mekanı sağlar, ev yapar veya yaptırır .Çok kadını dölleyerek sahip olacağı çok yavru yerine , hayatta kalmasına katkıda bulunduğu garantili yavru varlığı, daha kazançlı daha zahmetsiz bir çözümdür Zira her gittiği dişi, neticede içgüdüsel olarak kendisini müstakbel baba adayı olarak kabul edeceğinden, çeşitli dişiler ve yavruları arasında mekik dokumaktansa , akıllı uslu oturup tek bir kadınla birlikteliğini sürdürmesi daha akıllı bir davranış olacaktır.

İşte oksitosin desteği burda" yuvaya bağlılığı sağlayan" etkisiyle öne çıkar. Babayı akıllı seçimimde destekler. Testislerde üretilen bu hormon, cinsel organların uyarılması ve orgazm esnasında salgılanır . Hem vücudu hem de beyni etkileyerek erkeğin davranışlarının değişmesini sağlar. Oksitosinin çokca salgılanması erkeğin eşine bağlı olmasını, eşine aşkını ve yuvada kalıp eşine yardım etmesini sağlayan olağan üstü bir etkiye sahiptir. Sıçanlar üzerinde yapılan bir dizi deneyde bu etki ispatlanmıştır.

Aile birlikteliğinin sağlanmasında , sosyal düzenin kurulmasında bu hormonun çok büyük payı var. Erkek ve kadın tüm davranışlarımızda, sosyal yapıların kurulup işlemesinde, biyolojik var kalım mekanizmalarının bu denli büyük etkiye sahip olabileceği, insanı şaşırtıyor ve hayrete düşürüyor. O bir tek hormon sadece bir protein. Ama beynin etkinliğini, düzenleyen devreler'in çalışmasını düzenliyebiliyor .Davranışlar üzerinde güçlü değişimler yapabiliyor Toplumsal yapının, anne , baba , çocuk olacak şekilde kurulup işlemesini sağlıyabiliyor Onu ve etkilerini bilim sayesinde ve çalışkan , özverili, yorulup usanmadan çalışan meraklı bilim insanları sayesinde öğrenip aydınlanıyoruz. Görmeyen gözlere , düşünmeyen beyinlere inat

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok ilginç ve sürükleyici olmakla beraber oldukça da bilgilendirici bir konuda yazmışsınız.Zenkla okudum.Paylaşımınız için kendi adıma teşekkür ederim.Saygılarımla...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 31.03.2010 13:07
 

dikkatle okudum. teşekkür ederim.

ankanın günlüğü 
 31.03.2010 9:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1148
Kayıt tarihi
: 24.03.10
 
 

Gaziantep 1948 doğumluyum. Çocuk Doktoruyum Evrimsel Biyoloji ile ilgileniyorum. Populer bilim ve tı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster