- Kategori
- Magazin
Sevgili Eşim Şeyma

Yürü be Acun kim tutar seni.
Helal olsun.
Kadını koruyup, bunu cesurca göstermek ve sesini çıkarmak her babayiğidin harcı değildir.
Hele bizim ülkemizde kaypak erkek korkaklıkları almış başını gitmişken.
Masaya yumruğu vurmak on numara harekettir.
İşin şu an için beni ilgilendiren tek yönü;
Erkek egemen bir toplulukta korkusuzca kadının yanında duran adam davranışıdır.
Çok fazla görülen bir eylem değil bu.
Bilhassa kadının ikinci sınıf kabul edildiği toplumumuzda, her türlü muameleye maruz kaldığı düşünülürse; itibarsızlaştırmanın önünde yüceltme gibi bir davranış ağızları açıkta bırakmayı gerektiriyor tabii.
Çünkü yıllardır kadın üzerinde öyle bir değersizleştirme algısı yaratılmıştı ki, bir erkeğin hayatındaki kadını her şeyiyle kabul edip bir de onore etmesi şaşkınlığı had safhada arttırmıştır.
Bel altı vurmalar, yaştan, evlilikten, eşlerden, danstan, sosyal medyadan hadsizce yorumlama hakkına sahip olduğunu düşünen bir güruha karşı hele.
Acun Ilıcalı ve Şeyma Subaşı'nın hayatı, yaşadıkları, evlilikleri onları ilgilendiren bir durum. Sosyal medyada sergilenenlerle pervasızca yorum yapmak, yalan yanlış ifadelerde bulunmak, aşağılamaya varan sözler kullanmak maalesef sosyal medyanın geldiği yeri göstermektedir.
Ne olursa olsun bir erkeğin bu tavrı dize getirecektir herkesi.
Zamanla göreceksiniz.
Kadını yerin dibine sokmak kimseye bir şey kazandırmaz. İki cins varsa yaşamda, aynı değerde ve koşullarda yaşamadıkça ilerleyemeyiz.
Haber:
http://www.milliyet.com.tr/acun-ilicali-seyma-ya-zarar-magazin-2532440/