- Kategori
- Dostluk
Sevgili Hülya…

Ben büyüdükçe neden güzel şeyler öğrenemiyorum…
Doğum günün kutlu olsun, uzun bir süredir sana nasıl bir doğum günü sürprizi yapsam diye düşündüm… Önceleri bir fon müziği eşliğinde şiir okumayı düşündüm, hatta elime kalem kağıt alıp, şiir yazdığımı itiraf etmeliyim…
Sonra baktım, çok içli oldu yazdığım şiir, bende en iyi yapabildiğim şeyi yapmaya ve sana mektup yazmaya karar verdim…
Senin hatırlayamayacağın, ama benim unutamadığım bir gün, ben ağlarken, bana teselli vermek için, elimi tuttun ve dedin ki, daha çok gençsin karşına çok insan çıkacak ve sen çok şey öğreneceksin…
O günden sonra karşıma çıkan insanların benim kalbimdeki yerlerinin adı farklı olsa da; dost, düşman, vefalı, vefasız, ikiyüzlü, samimiyetsiz diye adlandırsam da anladım ki onlar benim hayat öğretmenlerim, ben de onların hayat öğretmeni olmuşum…
Hiçbir acının öldürmediğini,
Ne kadar ağlarsan ağla gözyaşlarınla hiçbir şeyi çözemeyeceğini,
Görmezden gelmekle, görememenin tamamen farklı şeyler olduğunu,
Gerçeklerin can yakan şeyler olduğunu ve onlardan kaçmanın daha da can yakıcı olduğunu,
Kimse için vazgeçilmez olmadığını ve kimsenin de senin için vazgeçilmez olmadığını,
Unutmak bir nimetse, unutmamanın da bir nimet olduğunu,
Kul’un kulu affedemeyeceği, ancak kendine yapılanı kabullenebileceğini,
Deli gibi sevmenin bir yaşı olduğunu ve benim artık o yaşı geçtiğimi,
Elle açılamayan yaranın, dille açılabildiğini ve onun da kapanmasının zor olduğunu,
Birine kötülük yapmadan da, düşman edinebileceğini,
Önemli olanın öğrenmenin değil, uygulamanın olduğunu,
Her tecrübenin değişim, her değişimin bir gelişim olduğunu,
Hayatta ki en büyük engelin, insanın kendi kendisine koyduğu engeller olduğunu,
Sadece sözle değil, gözle anlaşılabildiğin dostlarının varlığının bulunmaz bir nimet olduğu,
Yerden çöp istesen, onun altın oluşunun sebebinin sen olduğunu,
Herkesin kendi haklarını koruyacak kadar akıllı ve cesur olduğunu,
Başkaları için harcadığın enerjiye bir gün senin ihtiyacın olabileceğini,
Her şeyin çoğunun zarar azının karar olduğunu,
Hayatındaki çoklarının bir gün azalabileceğini,
Bazen en büyük cevabın susarak verildiğini,
Hayattaki bazı şansların sonrasında, senin büyük şansızlıkların olabileceğini,
Senin izin vermediğin hiçbir şeyin, sana yapılamayacağı,
Düşmanınla dost, dostunla düşman olabileceğini,
Yaşım ilerledikçe ne kadar özel olduğunu,
En zor yüzleşmenin, insanın kendisiyle olan yüzleşmesi olduğunu,
Ve öğreneceklerinin hiç bitmeyeceğini zamanla öğreniyor insan…
Sonuç olarak, sen iyi ki doğdun ve iyi ki benim hayatımda oldun, sen olmasaydın, yaşadığım şeyin başıma gelebilecek tek ve son, en büyük şey olduğunu zannedecek, hayatımda yeniden baharların gelmeyeceğini zannedecektim…
Ben büyüdükçe neden güzel şeyler öğrenemiyorum…