Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1159
 

Seviyor musun? Bir daha söyle!

Seviyor musun? Bir daha söyle!
 

Sevgi , güçtür.


Sevgi ya da şöyle diyelim sevmek nedir sizin için? İnsanoğlunun dilinden düşürmediği ama ne gariptir ki bir türlü ulaşamadığı garip, oldukça tuhaf bir kavramdır. Fakat tam anlamıyla nedir sevgi ya da sevmek? İşte bunun tanımını yapabilmek o kadar zor ki... Çünkü her insan için başka bir şey ifade eder bu sözcük. Kimisi için şöhret, kimisi için para, kimisi için insan, kimisi için yaşamdır sevgi. Kiminin için ise yalnızca bir yalan. Ancak bunların ortak noktası olarak belki şunu söyleyebiliriz: Sevgi; kalplerde hissedilen ve insana o varlık için çeşitli şeyler yapmasına neden olacak bir duygudur. Elbette ki yeterli bir tanım değil bu. Hiç bir duyguyu onu hissetmeden , sözcüklerle anlatamazsınız. (Evet, sevgiye tanım bulma çabalarımın sonu demek oluyor sanırım... )

Sevgi, her şeyi ama her şeyi en ufak bir beklenti veya çıkar içerisinde olmaksızın ne pahasına olursa olsun sevmektir; bu uyguyu gerçekten bedeninde hissetmektir. Eğer bir beklentimiz - sözcüklerin dilleri bunu söyletiyor bana - en ufak bir nedenimiz olursa sevmek için işte o zaman o bahsedilen şeyin adı sevgi değil ticarettir. O neden varolduğu sürece seversiniz. Anne ve babamızı, akrabalarımızı neden severiz. Bizim yakınımız oldukları için mi? Aynı kanı taşıdığımız için mi? Onların yardımına muhtaç olduğumuz için mi? Yalnızlık yağmurundan kaçmak için mi? Neden? Peki dostlarımız , arkadaşlarımız? Neden arkadaş veya dost oluruz? Yalnız kalmamak için mi? Bir şeyleri paylaşmak için mi ? Bizi sevdiği ya da bize iyi davrandığı için mi? Aslına bakılırsa bu sorulara verilen birçok yanıt bize mantıklı gelebilir. Örneğin "Bir şeyler paylaşmak için arkadaş edinmenin ne gibi bir kötülüğü olabilir?" denilenebilir. Burada sorguladığım şey bu "birşeyler paylaşmak için edinilen" arkadaşa karşı hissettiğimiz şeyin adını sevgi olup olamayacağıdır. Sevgi her şeye rağmen, nedensiz sevgidir sözünü aklımızda tutarak şöyle bir soru yöneltelim: Peki paylaşacak bir şeyimiz kalmadığında hani nerde o sevgi dediğimiz varlık? İşte bu yüzdendir ki sevgi nedensiz olmalıdır. Bütün her şeyiyle , bütün kusurlarıyla sevmek. Çıkarsız sevmek... Anneni annen olduğu için değil kalbinde ona bir şeyler taşıdığın için sev! Şimdi denilebilir ki "kalbinde bir şeyler taşıdığın için sevmek de " bir nedene bağlanan sevgi, yani yaptığımız tanıma göre sevgi olmayan adını başka bir şey koymamız gereken bir şey değil midir? Evet, elbette bu da bir nedendir ve maalesef buradan şu sonuca geliyoruz ki: "nedensiz bir sevgi olamaz." (Ellerinizdeki taşları indirin çelişki yok biraz sabredin açıklayayım.) Hani nedensiz olurdu sevgi? Buradan o zaman sevgi diye bir şey yok sonucuna varılabilir . Kim bilir belki de yoktur... Ama inanın sevgiye en çok yaklaşan bir histir bu az önce sözünü ettiğimiz. Kalbinde bir ateş taşıdığın için, ılık bir şeyler hissettiğin için...

Gelin bu konuyu daha da derinleştirelim. Evladının varını, yoğunu batırdığı halde onu yine de sevdiğini ve onun için elinden ne geliyorsa yapacağını söyleyen adam gerçekten de onu mu seviyor? Yoksa sevdiği şey, onun için yaptığı şeyler ona karşı içinde hissettiği duygudan dolayı mı, yoksa "vicdan" sevgisinden dolayı mı? Yoldan geçen tanımadığınız , yardıma muhtaç bir kişiye gerçekten içinizde insan sevgisi olduğu için mi yardım edersiniz yoksa bu hareketi yaptıktan sonra yaşayacağınız , içinizde duyacağınız his için mi? Buradan şu sonuca varılabilir ki insanoğlu kendisini iyi hissettirdiği için sevginin peşinden koşar ve fedakarlıklar yapar; bu noktada insan sevdiği varlık için değil yine bizzat kendi çıkarları için hareket eder. Gerekirse sevdiği için acı çeker; fakat bu acının temelinde yatan amaç sevilen değil ; hissettirdiği duygudur. Bu noktada yeniden insanın egoist bir varlık olduğu sonucuna ulaşılabilir.

Bütün bu sözler doğru dürüst bir sevgiye kavuşmak için , öyle kalbimizde hissettiğimiz her sıcaklığın sevgi olmadığını bildirmek ve belki de sevgi zannettiğimiz şeylerin aslında farklı şekillere büründüğünü gözler önüne sermek için söylendi, söylenmeye çalışıldı. Bu yazı onun için yazıldı, yazılmaya çalışıldı. "Sevmek bu kadar zor bir şeyken yapmacık da olsa birbirimizi sevsek fena mı olur?" diye bir soru gelebili . Kendi adıma şunu söyleyeyim: Beni yüreğindekiyle değil de bir çıkarı için seven adamın benden nefret etmesini yeğlerim. O yüzden beni sevmeyenlere karşı garip bir sevgi vardır içimde. Tabi söylediğimiz bunca şeyden sonra bunu sevgi olarak nitelendirmek mümkünse. Yine de sevmeye uğraşın birbirinizi. Kim bilir belki bunu gerçekten de başarabilir, günün birinde sevgi size gerçek anlamıyla size kendisini hissettirir . Kalbinizdeki ateşin sönmemesi dileğiyle... " Sevgi " yle kalın...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4229
Kayıt tarihi
: 04.04.07
 
 

29 Haziran 1988 bir Çarşamba günü Haliç'e karşı doğmuşum. Aslen Karaman'lıyım. İlk, orta öğrenimimi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster