- Kategori
- Sinema
Şeytan marka giyer

Haftasonu bir sinema geleneği daha bozulmadı ve ben Şeytan Marka Giyer’i izledim.
Yönetmenliğini David Frankel’in yaptığı filmde başrolleri; Meryl Streep, Anne Hathaway, Stanley Tucci, Emil Blunt paylaşıyorlar.
Filmin konusu şöyle; Miranda Priestly (Meryl Streep) Runway dergisinin ve Newyork Modasının aynı zamanda hem kraliçesi hem de korkulu rüyasıdır. Bu korkulan kadın kendisine bir asistan aramaktadır. Diğer taraftan, Newyork’un göşterişinden uzak, kendi halinde, gazetecilik okumuş olan Andy Sachs’ın ( Anne Hataway ) tek istediği ise kirayı ödeyebilecek kadar maaşı olan bir iştir. Newyork’un iki zıt ucu Andy Sachs’ın işe alınmasıyla buluşur ve film başlar.
Miranda, tam anlamıyla elemanlarına kök söktüren hatta imkansızı isteyen bir yöneticidir. Andy ise Newyork modasından ve Runway çalışanlarının dünyasından çok uzak birisidir. Filmde Andy’nin, kendi hayatı ve Miranda hatta Newyork modasıyla olan savaşını izleyeceksiniz. Bu savaşı izlerken hiç kuşkusuz birbirinden şık markalarla süslenmiş onca sahne sizi kendisine hayran bırakacak.
“Bir yöneteci böyle mi olmalı?” Dedirten filmde Meryl Streep, Miranda karekteriyle yolunu yönetici olmak için çizenlere bir yol gösterici rolünde. Anne Hataway ise Andy karaketeriyle çalışınca, her işin altından kalkılabileceğinin ve azmin başarıya götürdüğünü göstermiş.
Bana göre filmin ana fikri ise; "Çalışmak gerekli ancak herşey demek değil" mesajını veriyor.
Kısa notlar: Birbirinden şık bayanların sahnelerini izlerken filmi kaçırmayın derim. Ayrıca filmin Paris’te çekilen sahneleri görülmeye değer. Unutmadan, belki o markalar değil ama birbirinden güzel kıyafetlerden tiyolar aldım. Size de tavsiye ediyorum.
İyi seyirler...