- Kategori
- Resim
Shih - ta' o beni çağırdı

29 Haziran doğum günüm. Her yıl doğum günümde daha önce denemeye cesaret edemediğim birşeyi deneyerek kendime farklı bir hediye veririm. Geçen yıl ilk defa denizin derinliklerine oksijen tüpüyle dalmayı denemiştim. Başta hocamın elini bırakmamak konusunda çok ısrarlı da olsam, basınçtan mı heyecandan mı bilmem kalbimin yerinden çıkacağını da düşünsem unutamayacağım güzellikte bir deneyim yaşamıştım. İyi bir hediyeydi. Bu yıl kendime vereceğim hediyeye ise Shih-ta'o ile tanışınca karar verdim; "Çince Öğreneceğim".
Çince öğreneceğim biraz iddialı oldu, kendimi çok baskı altında bırakmamak için ifadeyi biraz yumuşatmam gerekiyor: Çince ders veren bir kursa sabrımın el verdiği ölçüde gideceğim. Çin yemeklerini severim yemek bir Çin lokantasında siparişimi Çince verecek kadar öğrensem yeter. Tabii ki çok zahmetli ve farklı bir dil olduğunu biliyorum. Benim ki sadece bir heves, şebboyun kokusunu bildiğim gibi, Çin dilinin kokusunu da almak istiyorum o kadar. Bütün bunları da çok önem verdiğim, Çin felsefesi ve Çin resmime belki kalbimde yeni bir kapı açmayı başarmak için istiyorum.
Beni kendi dilini öğretmeye heveslendiren Shih-ta'o kim mi? Manzara resimleriyle insan ruhunu anlatan çok önemli bir filozof-ressam. Minglerin kraliyet soyundan gelen asil bir babanın oğlu olan Shih-ta'o son imparatorun ölümünün ardından kendi ailesi tarafından öldürülmüş. Üç yaşındayken bir hizmetçi tarafından yetiştirilip manastıra emanet edilen Shih-ta'o burada yeteneğini farkettirdiğinden iyi hocalardan eğitim almış. Çocukluğu, yetiştirilişi ve asi ruhu arasındaki fırtınalar sonrasında Çin sanatının üstüne bereketli yağmurlar yağdıran bu büyük sanatçı, Çin estetik düşüncesinin en önemli kuramsal metinlerinden biri olan "Propos sur la peinture" isimli bir çalışmayı kaleme almış.
Çin resmi aslında, çin felsefesinin de yorumu gibidir. Hayata bakış, zaman, insan, evren... Çinli sanatçı dış dünyaya ve kendisine nasıl bakıyorsa, onun resmini de ona uygun çizer. Françosi Cheng'in Çin Resim Sanatının Anlatım Biçimi "Boşluk ve Doluluk" isimli kitabında Çin optiğinde, "Dağ" ve "Su" imgelerine anlatırken bu iki imge arasındaki "Boşluk"'un kuvvetler dengesindeki önemine dikkat çeker. "Çizgisel perspektifin papucunu dama atan Boşluk kavramı sayesinde, piktüral dünyada, bu bağıntının birbirine dönüşen karşılıklı kavramları düşündürdüğü saptanabilmektedir. Bir yandan tablonun içinde yer alan insan ve doğa, öte yandan tablonun tümü ve izleyici arasında söz konusudur bu dönüşüm" der. Çinli sanatçı, makrokozmozdan, mikrokozmoza ulaşmayı hedefler. "Bir bambu resmi çizmeden önce, onun içindeki gizli şeyi keşfetmeye" inanır. Çinli ressam hedefe ulaşmak için, tablonun boşluğuna şiirler yazarak, resmi şiirleştirirken, tabloyu dönüştürür. Orada imgenin plastik kalitesiyle şiirsel dizenin müzikal niteliğini buluşturarak, yani daha derine inenerk uzaysal ve zamansal bir boyutta birleşmeyi hedefler. Beşinci boyutun müziği kuşkusuz görsel olmalıdır.
1642-1707 tarihleri arasında yaşayan Shita'o fırçasını ruhunda gezdirerek Çin resim sanatının en iyi örneklerininden sayılabilecek eserler vermiştir. Tablolarında yer alan notlarla hayata ilişkin sorgulamalarını da yansıtan ressam biyografisini özetleyen Cheng'e göre, Budacı, Taocu ve Konfüçyüzcü formasyonu sayesinde insanı yorumlamayı başarmıştır.
"Elimde "tek başına" fırça, sana bakarak gülüyorum. Sonra birden dans etmeye başlıyorum delicesine; çığlıklar atarak...Bu çığlıkların karşısında açılıp genişliyor Gökyüzü; gökkubbenin orta yerinde ay parıldıyor, ufak inciler gibi yıldızlar ışıldıyor uzaklarda
Şimdi ben, elemle konuşmaktayım, sen de gözlerinle dinlemektesin beni. Bu herkesin anlayacağı türde bir anlatım biçimi değil kesinlikle. Sen de aynı düşüncedesin değil mi?"* diye soran Shih-tao'a "Evet" diyebilmek, onun resimlerindeki şiiri okuyabilmek için Çince öğrenmek istiyorum. Doğum günüm kutlu olsun.
*(F.Cheng, Boşluk ve Doluluk, çev. Kaya Özsezgin, İmge yay. 2006, s. 195)
Not; Shih-ta'o ve Çin'le ilgili yazacaklarım henüz bitmedi... duyurulur ; )