- Kategori
- Sanat Tarihi
Siberuzayda gerçekçilik
Önbilgiler
· Siberuzay 1984’tekinden çok, yani William Gibsun’unkinden çok, 1995’deki tanımıyla, yani Mikhael Benedikt gibi derleyicilerin düşün(ce)sel eserlerindeki tanımıyla ele alınıyor.
· Gerçekçilikteki, ‘önce doğalcılık, sonra gerçekçilik tanımlandı’ durumundaki ikilem hem geçerli, hem geçersiz. Geçerli, çünkü gerçekçilik nominalizm, adcılık olmasa da var. Geçersiz, çünkü marksist estetikçilerin gerçekçilği, 21. Yüzyıl’da 3-5 kere dönüştürülmüş olmak zorunda.
· Siberuzayda gerçekçilik çok momentli: ‘Tron’ Gibson’dan 4 yıl önce tanımlı. Koşutunda Pohl, vb var.
Neden Siberuzayda Gerçekçilik?
Nedense bilgi soyut ama teknoloji somut sayılagelir. Oysa artık bilgi de somuttur. Zihnin intihar etmesi gibi...
Siberuzay, dışrak bilginin / belleğin özel bir biçimidir ve 2. Sanayileşme prototipiyle tanımlıdır, yani gelecekte başka formlara dönüştürülecektir. Az bilgi, zihinsel belleklerde sıkıştırılabilirken, çok bilgi ancak ve ancak kümtürde sıkıştırılarak saklanabilmektedir ya da başka bir deyişle bir bilgiyi hiç kimse bilmese de o bilgi bilinebilir kalabilmektedir.
Gerçekçilik, Aristo Mantığı ve Euclid Geometrisi’nden ayrımlı olarak, düz mantıkta bile yamuk kalmaktadır, çünkü tarihteki tüm zihinler geçirgenlik olarak çok düşük kalitedir. Aktarma boyunca bilgi çok hızlıca bozundurulmaktadır ki Aristo Mantığı bile aslı değildir ki bozunuğu bizim bildiğimiz Aristo Mantığı’dır.
Hangi Siberuzayda Hangi Gerçekçilik?
İnternette ansiklopedi ve kütüphane olarak gerçekçilik. Şimdilik. Geçmişten öğrenilmiş olumsuz dersler nedeniyle.
‘Siberuzay’ üçlemesindeki yapay (siberuzaysal) ve dünyadışı zeka tümleşikliği henüz bir hayal ve gerçekleşeceğine de kuşkuyla yaklaşmak gerekir.
Durgular
Tuhaftır, bazı bilgilerde daha az bilme çabası, daha çok bilebilme üretmektedir ki konumuz da öyledir.
Siberuzayda Simülasyon ve Gerçekçilik
Simülasyonlar (benzetiler) henüz siberuzay tanımı icat edilmeden önce bile, bilgisayarlar tarafından yaratılmıştı. Bu benzetiler o denli gerçekçiydi ki, yıllarca pilotluk yapmış olanlar bile, uçuş simülasyonlarında gerçek bedensel tepkiler verdiler.
Şerh: Gerçekçilik kavramının sanata ve estetiğe sokulduğu sanat dalı olan yazın tarihinde hiçbir roman gerçekliği bu denli açıkseçik veremedi. İronik olarak bilimkurgu romanlar uzaktaki ve/ya henüz gerçeklememiş yerlerden ve zamanlardan sözetseler bile, gerçekçi romanlardan daha gerçekçi örnekler verdiler. İşte bu sanallık artı değeri, gazete haberi tipi romanı baştan yenmişti. Romancılar aşağılık takınağıyla, en köte romanın, en iyi toplumbilim çalışmasından daha değerli olduğunu savunurlar. Bilimkurgu ve gelecekbilim birbirine çok yakın ama o denli de farklı olarak, gerçekliğin simülasyonunu çok bir başarıyla gerçekleştirdiler. Bugün dünya almanaklarında 2050’ye dekki istatistikler yer alıyor.
Siberuzayda Sinestezi ve Gerçekçilik
Gibson ayırdına varmaksızın, sinesteziyi siberuzaya soktu, çünkü onda simülasyon, internetteki gibi görsel ve işitsel sınırlı değil, kesinkes beş duyuyu kapsıyordu. Bu durum tuhaf bir gerçeklik yaratır, çünkü gerçek algı dünyamızda görsellik % 90’lara varan ve işitsellik de gerisini kapsayan durumda. Oysa, ardından gelen motor dil, gerçek varlık tanım alanının yalnızca binde birlik kesirleriyle tanımlı durumda. Gibson ise, biraz da devingen bir dünya yaratmak için görselliğin motor bölümüne epeyi yüklenir. Dolayısıyla siberuzay gerçekuzaydan daha geniş olanaklı bir ‘tıp-dans-ibadet-savaş-sevişme-spor’ (Uzakdoğu Asya Beden Metafiziği) tümleşikliği alanıdır / evrenidir.