- Kategori
- Magazin
Sıcağı sıcağına cinayetler...

"Benim programımın cinayeti daha iyi"
Magazinden, magazin haberciliğinden geldi.
Mahkemelik olduğu eşi ile kendisini habere taşımak isteyen gazetecilere
"konu hakında mahkeme kararı var, yayın yapamazsınız" diyerek hatırlatma yapan kişi.
Çok güzel sesi olduğu için, bir çok şarkıcıya taş çıkartabileceği söylenen kişi.
Şimdilerde ise; 'emniyet' ve 'Anlı' ortak yapımı izlenimi veren, tuhaf haber ve korkunç cinayetleri sabahın köründe hepimize dayatan kişi.
Kim mi?
Müge Anlı.
Programını dayatmayla kalmayıp, canlandırmalar ile, olay yeri canlı bağlantılarla, hatta sütüdyodaki izleyicilere dahi cinayet üstü ahkam kesme hakkı vererek süsleyen kişi.
Konuk diye lanse edip, adına eleştiri dediği tarzı ile bu kişileri dövmekten öte azarlayan, aşağılayan kişi.
Yine konuklarının ağzından çıkacak her kelimeyi, bir ipucu olarak 'hukukçu' ve 'Prof' destekli değerlendirerek, 'şu an emniyet bizi dinliyor' diyen program sahibesi.
Her programında emniyete ve Cerrah'a sayısız 'teşekkür' ve 'minnet duyguları' ile görevlerindeki başarıyı tekrarlayan, hatırlatan kişi.
Ve bu tipte vesairesi bol kişi.
Ana haber bültenlerinde üç dört haberden birinin cinayet, intihar veşiddet konulu olduğu yetmiyormuşcasına
sabahın köründe, üstelik aynı haberin program olarak verilişlerinin mantığı, geçerli sebebi ne olabilir?
Böyle programların topluma ne faydası olabilir, topluma ne verebilir?
Gerçekten faydalı olduğu inanç ve düşünceyle mi yapılmaktadır?
Bence hayır.
Madem 'bence hayır' dedim, yine 'bence' diyerek gerekçesini kısaca açıklayayım:
Gençliğimizin büyük çoğunluğunun gazete okumadığını ama hepsinin çok iyi birer televizyon izleyicisi olduğunu biliyorlar.
Özellikle15-17 yaş grubu televizyon izleyenlerden yüzde yüze yakınının cinayet ile günlük olaylara ( özellikle üçüncü sayfa haberleri) ilgisini de biliyorlar.
İşte bunun üzerine diğer yaş ve grupları da ilave edildiğinde işlem tamamlanmış oluyor.
Ayrıca eğitimdeki seviyemizin çok müsait oluşundan da(!) destek alındığından program yapmak için hiç bir sorun kalmıyor, sorundan öte kaçınılmaz oluyor.
...Kapış kapış gidiyor.
Reytingin ballı oluşunun keşfinden sonra geriye tek bir şey kalıyor:
İçeriğinde 'yaşam' süsü olan, 'kötü çok kötü' örneklerin verildiği 'dram'lardan nemalanmak.
Bu nemayı artırma hırsı beraberinde, "Benim programımın cinayeti daha iyi" yarışmasını başlatıyor.
Müge ve gibilerinin programlarının cinayetlerin çözümüne katkısının ne olabileceği de tahminlerim arasında.
O tahminim ise sıfıra yakın.
Bu tip programların başka bir amacı veya bizlere herhangi bir katkısının olup olmadığını, oluyorsa neler olduğunu bilemiyorum.
Dedim ya, öyle bir şey var da ben bilmiyorsam, cahilliğime verin...