- Kategori
- İlişkiler
Şiddet nereden ileri geliyor? çözüm için neler yapılabilir?

Hangi televizyon kanalı olduğunu hatırlamıyorum.
Birkaç ay önceydi.
Din-i vaaz veren hoca şöyle diyordu;
- Efendim Kur'anda 'kocasına iteat etmeyen kadını döveceksin' diye ayet geçiyor muş. Yok öyle bir şey. İteat etmezse uyarı niteliğinde misvak boyu büyüklüğünde bir çubukla bol et yerinden vurabilirsin diyor ayette. Misvak denilen şey (ceketinin iç cebinden tükenmez kalem çıkararak) işte şu kadar büyüklükte bir çubuktan söz ediyor cenab-ı hak.
'Kadına şiddet' konusu sürekli işlenen konudur medyada.
Konuşulur tartışılır, zira şiddetin önlenebilmesi için bir arpa yol alınamadan konu gündemden düşer. Ta ki bir kadına şiddet yoluyla taciz edilene hatta cinayet haberi duyulana kadar.
Bugünlerde yine gündemde tazeliğini koruyor 'kadına şiddet' konusu.
Bu tartışmalarda en çok kızdığım durum, 'sebep-sonuç' ilişkileri sorgulanmadan direkt olarak erkeğin suçlanması dır.
Kadına yönelik şiddetin, erkek egemen toplum yapısından da kaynaklanabiliyor, din eksenki inanç kültüründen de.
Bu konuda, kadının şiddet görmemesi için kadının ekonomik özgürlüğünun olması gerektiğini savunanların yanısıra, eğitimin de büyük rolü olduğunu düşünenenler olabiliyor doğal olarak.
Kadına şiddet uygulanmasının ana sebeplerinden biri ekonomik nedenler ve kültür ayrılığı gibi konular görünse de asıl nedenlerden biri de evlilik öncesi durumlara bağlıyorum.
Nedir bu durumlar?
- Eşlerin birbirini iyi tanımamaları. Daha doğrusu birbirlerini iyi ve doğru tanıtmamaları.
- Ebeviyinlerin tercihleri doğrultusunda gerçekleşen evlilikler..
- Ekonomik çıkar ilişkilere dayalı gerçekleştirilen evlilikler.
- Küçük yaşlarda yapılan evlilikler..
Bi kere, evlilik öncesi tanışma dönemlerinde kişiler birbirlerine karşı hayata dair hiç bir şey gizlememelidirler daha sonra ilişkinin şiddete dönüşmemesi için.
Çıkar ilişkilerine dayalı yapılan evliliklerde de şiddete dönüşme ihtimali yüksek olduğunu düşünuyorum..
Bir diğer, zorlama-metazori ile yapılan evlilikler vardır, zira adı üstünde, eşlerin onayı ile gerçekleşen evlilikler değil tamamen ebeveyinlerin dayatmaları ile gerçekleşen evliliklerdir. Bu yüzden bu tür evlilikler şiddete dönüşme ihtimali ötesi daha da kötü sonuçlar doğurabilecek evliliklerdir..
Demem şu ki; kadına şiddet meselesi eğitim ile ilintili olduğu kadar yanlış yapılan evliliklereden kaynaklanan durum olduğu anlaşılıyor..
Peki, evliliklerin şiddete dönüşmemesi için önlemler olarak ne önerebilirsiniz? diye sorarsanız..
Cevabı çok kolay..
Birincisi, evlilikler özgür irade ile yapılmalı ve tanışma dönemlerinde katışıksız dürüst olunmalıdır ve de toplum olarak sanata önem verilmeli olduğunu düşünuyorum..
Evde okulda çevrede mutlaka sanat mutlaka sanat..
Sanat uğraşı ile gelişen toplumlarda şiddete özellikle kadına yönelik şiddetin daha az olduğu görülüyor.
Sanat güzel şeyler barındırır..