- Kategori
- Şiir
Şiir Neden Yazılır?
Şiir yazmanın nedeni olur mu?
yaşamanın bir nedeni olur mu?
insanların yaşamalarının bir nedeni var mıdır?
insanların yazmalarının bir nedeni var mıdır?
insanların herhangi bir şey eylemek için
herhangi bir nedeni var mıdır?
sahi
şiir neden yazılır?
kimi ün için
kimisi para için
kimi cingıl niyetine
kimisi şarkı söz olsun diye
kimi yağmur yağdı çaktı şimşek diye
kimisi özenir
kimi en derin hissiyatından
kimisi maymun iştahından
kimi internet icat oldu diye
kimisi cins-i latif tavlamak için
kimi başka hiçbirşey yapamadığı için
kimisi yazmasa öleceği için
ben aczden yaşıyorum şiiri
50 yaşımda kabullendiğim aczden
kahrımdan da yazıyorum
yenilgimden de
melankolimden de
şiiri sevmemin bir nedeni
devrik ve kırık dizelerin benzemesi fena halde
Aristo-dışı mantık önermelerine
kırınımlı kaotikli
akışkanlıklarıyla
neden şiir yazılır?
söyleyecek sözün şiir formuna uyuyor diye
ya da hiçbir forma uymuyor diye
bir de şiiri denersin
bir de internette taradım
kelimelerin bittiği yerde olduğun
(her ne demekse,
şiir kelimesizmiş gibi)
bire iki buçuk verim sağlamak
(bu herhal fabrikatör)
gün bitip, yalnızlık sana kaldığı
(yani?)
insanlara gösteriş yapmak
şiiri bir mızrak gibi kullanmak
için...
de
bunlar neden sayılmaz
benim için
bir yerlerden gelip
bir yerlere gitmiyor insanlar
yok ‘raison d’etre’leri
yok oryantasyonları
standart biyografilerinin
standart normlarının
standart rollerini oynuyorlar
yalnızca kendilerini kandırarak,
şiirde de böyle
yazıyorlar işte öyle
gelelim ‘düzyazı koşuklar’a
onun özel yazılma nedenleri var
bir:
yazma rekorumu kırmak içindi,
1988:
1 günde 35 sayfa
2010:
1 günde 40 sayfa
1988 yeis idi
2010 yaşlanmanın huzuru
iki:
kurmaca yazmak için,
25.000 sayfa
ve
pratikte sıfır kurmaca sayfa idi,
şimdi:
elde var 1
=
90 sayfa
Bukowski sol parantez
Orhan Veli sağ parantez
ayraç arası
bir yolda yürüyeceğim
ve devamı olacak kuşkusuz
devrik kırık dize
neden 4.900 yılda
ilk Mayakovski’nin aklına geldi diye
hep merak eder dururum
benimkisi Mayakovski hesabı değil
(ama onun üslubunu çok takdir ederim)
daha çok
düzyazı-koşuk arası hacıyatmaz salınması
sanırım
şiir yazdıkça,
epsilon da olsa
aczimi aşıyorum
zira
söylüyorum bir iki epsilon daha
güneşin altında söylenmedik söz,
ve söylüyorum daha önce söylediklerimi
daha ayrı bir kalıpta,
bir de hep olduğunca
sözcükler-im duvarı kırıp geçiyor
da ben artık gürbüzü aşkın,
obezden hallice irilikteyim
o duvarı başkaları geçsin,
o nedenle son soluğa dek
şiire devam
merhaba şiir merhaba