- Kategori
- İlişkiler
Sil baştan başlamak gerek bazen...

İlişkilerde; kurulabilecek ya da kurulan samimiyetlerde en çok aradığımız kavramlardan ya da olgulardan biridir sanırım birbirine değer verdiğini düşünmek. Yani karşılıklı olarak bunu hissedebilmek. Ama bu düşünce kişilerin birbirlerine olan yaklaşımlarında ki karşılıksız beklentinin bir süre sonra değişik bir beklentiyle, yol almasıyla yön değiştirmeye başlar.
Her varlık kendiyle birebir olmasada çok yakın bir düzeyde iletişime geçebileceği diğer bir varlıkla yakınlık kurmak ister. İlgi alanları, sevdikleri, sevmedikleri, hayat'a bakışı, gerçekliliği, dürüst ve güvenilir oluşu bir yakınlık oluşturmalı ki kurulan arkadaşlıklar yada paylaşımlar uzun bir süre engel tanımadan sürüp gitsin. Hayat'ı değerli kılan belki de en önemli faktörlerden biridir bu paylaşımlar sonrasında oluşan arkadaşlıklar. Bazen bu yöndeki beklentilerimiz tam anlamıyla yerini bulmasa da, diğerleriyle var olanı değiştirmek ya da sonlandırmaya çalışmak bizi çoğu zaman bir çıkmaza bile sürükleyebilir.
Paylaşımlarda karşılıklı keyif alabilmeyi bilmek önceden planlanmış bir kurgu değildir asla. Bunun içine ben nedense enerji akışını karıştırmak istiyorum. Hani deriz ya hep aynı frekanstayız yada aramızda bir çekim gücü var sanki diye. İşte ardı ardına gelebilecek paylaşımlarda eksilmeler olmazsa şayet kurulan köprü çok daha sağlam olur. Eşler arasında bile bu enerjinin akışı çok önemlidir. ''kimya'mız uydu''....:))uymadığı hallerde ne olur?çoğu kez sonu boşanmalarla sonuçlanır.
İnsanoğlu birçok duyguyu içinde barındırabilen bir yapıya sahip olduğu gibi aynı yapıda benzer özellikler taşıyan hep ikinci bir yarısının arıyışı içerisinde bulur kendini. Böyle insanların bir araya gelmesi çoğu zaman zor olsada bulup birleştirenlerinde varlığı kanıtsanamıyacak kadar çoktur.
Empati yapabilmeyi bilmek gereklidir diye düşünmüşümdür hep. Ama sonrasında neden sadece ben derim. Karşımdaki kişiler bu olgunun varlığından habersizlermidir?
Keyif alabilmeyi bilmek'te çok önemlidir paylaşımlarda. Ama bunun için öncelikle bazı duyularınızı kaybetmeniz gerekir. O da kendi içinizde vazeçemem ben bu değerlerimden dediğiniz düşüncelerinizdir. Nedir onlar hiç düşündünüz mü? Hoşunuza gitmeyen davranışlar zincirini görmezden gelmek, duymamak ya da hissetmemek.
Bazen karşımda ki kişilerin, kendi içlerinde, beni değerli kılan sebebleri nedir diye düşünmüşlüğüm olmuştur... Hatta bundan emin olmak adına bir takım girişimlerde bile bulunurum... Genelde her defasında aldığım yanıtlar farklı da olsa şundan eminim ki beni diğerlerinden farklı kılan benim bile bulamadığım bir özelliğim olsa gerek. derim sonrasında..:))
Bana hep sen iyi birisin derler..))gülerim hep.. yeterli cvp olmadığını düşündüğüm için.
Bazen keyif almadığını düşünürüm arkadaşımın benimle birlikteyken. Böylemi gerçekten diye sorduğumda, aldığım yanıt; onlarla olan gülmelerim yada paylaşımlarım senin ki kadar gerçekçi değil der. Kızarım sonra kendime keyif alabilmeyi beklerken ve gülmeye ihtiyaçlıyken neden bu kadar gerçekçi bir yapıya sahip olduğum için.
İşte o zaman hep bir tarafımın eksiktamamlanmadığını hissederim. Çünki içimdeki beni sanırım yalnızca bir tek ben bilirim.
Diğer biri hiç ummadığım bir anda değerli olduğumu hatırlatırcasına konduramadığım alakayla başbaşa bırakır beni. düşünürüm neden bana verilen bu değer şimdi diye. oysa rutin paylaşımlar sonrasında ve hatta negatif etkileşimlerin söz konusu olduğu dönemlerin arkasından gösterilen bu değere bir isim koymaya çalışırım ama bulamam. Ya ben çok iyi biriyim farkında değilim ya da.:))
Oysa çok sağlam taştan bir kule olmak isterdim... Kendi içinde bölünmeden, parçalara ayrılmadan. şimdilerde kumdan kaleler yapıyorum deniz kenarında. Hafif bir dalga şiddetinde yıkılan..))yıkıntılarla idare ederim diyebilenler ise sanırım gerçekten değerli kılınan.
Bazende herşeye sil baştan başlamak gerek.
Sanki bugün son günmüş gibi.
Dolu dolu yaşamak istiyorum ben.
Her ne çıkarsa çıksın yoluma.
Selam verip yürümek istiyorum ben.
Hayatı sıfırlamak.
Herşeye sil baştan başlamak.