​ Sınav manyağı (mı) olduk- 2 / Sınavlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '07

 
Kategori
Sınavlar
 

Sınav manyağı (mı) olduk- 2

Sınav manyağı (mı) olduk- 2
 

Çaresizliğin yıkılmışlığı ile telefona sarılıyorsunuz. İlk anneniz geliyor aklınıza.
Peşpeşe birkaç çağrı atıyorsunuz.

Telefon, faturadan haber veren çığırtkanlıkla zırlıyor. Sevinçle içinizde bir umut, açıyorsunuz telefonu:

"Alo anneciğim nasılsın?"

İyiyim Yavrum. Sen nasılsın?"

"İyi değilim galiba..."

"Hayırdır, sonuçlar mı geldi yoksa?"

"Maalesef"

"Kazandın mı yavrum?"

"Kazandım anne."

Anneniz seviniyor. Sevinç çığlıkları yüreğiniz deliyor:

"Ne kazandın yavrum?"

"YİF’i kazandım anne."

"O ne yavrum öyle?"

"Yüksek İstirahat Fakültesi anne..."

Anneniz, yine sevinip çığlıklar atıyor:

"Hangi bölümü kazandın?"

"Kaldırım Mühendisliğini anne."

Annenizin sevinci katmerleniyor:

"Demek mühendis olacaksın. Peki kaldırım mühendisi ne yapar ki?"

"Caddeleri, sokakları ölçer, parkları bahçeleri öğrenir, sokaktan geçenlerin enini boyunu hesaplar, sabahtan akşama kadar dolanır durur Anne."

"Sen kaldırım mühendisliği mi kazandın, kaldırım serseriliği mi?"

"Ne dersen de anne!"

Anneniz üzülüyor, gözyaşlarına boğuluyor:

"Demek kazanamadın?"

"Evet anne kazanamadım."

Anne yıkılıyor, umutları suya düşüyor. Ver yansın ediyor size:

"Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim. Gecelerimi uykusuz, gündüzlerimi huzursuz geçirdim. Saçımı süpürge ettim. Bir dediğini iki etmedim. Sen kazanamadım diyorsun ya. Bir daha gözüme gözükme"

Çaresizlik içinde iki kelime çıkıyor ağzınızdan:

"Peki anne..."

İki gözünüz iki çeşme ağlıyorsunuz. Telefonu kapatıyorsunuz. Şaşkınlıktan ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.

Babanız geliyor aklınıza... Hemen arıyorsunuz:

"Baba, Alo"

"Alo"

"Baba!"

Babanız size evlat demekten hoşlanıyor. Her zaman olduğu gibi:

"Buyur evlat!.."

"Evlat heyhat!?.. Durum berbat Baba."

"Niçin evlat?"

"Boş ver, aldırma, önemli değil baba!"

"Yok... olmaz, söylemelisin. Baba yüreğidir dayanamaz, kuşkulanır, gözüme uyku girmez, hadi üzme beni, söyle evlat..."

"Şey baba..."

"Ne evlat?"

"Sonuçlar geldi baba."

"Niçin üzülürsün, hediyeni hazırladım bile evlat..."

"Hediye mediye istemiyorum baba..."

"O niye evlat?"

"Hediyeyi hak etmedim baba..."

"Ne yani kazanamadın mı evlat?"

"Maalesef baba..!"

"Doğru mu evlat?"

"Maalesef baba..."

"Ben gecemi gündüzüme katayım, zor şartlar altında çalışayım, aç gezeyim, açık gezeyim, seni en iyi okullarda okutayım, en iyi dershanelere göndereyim, sen kalk bana kazanamadım de, olur mu evlat?"

"Oluyormuş baba..."

"Peki..."

"Niye evlat demedin baba..."

"Artık seni gibi bir evladım yok benim. Bundan böyle benim evladım değilsin... Git! Kendine, üzecek, hayallerini yıkacak, ümitlerini kıracak başkalarını bul. Bu yaştan sonra benimle uğraşma..."

"Tamam öyle olsun baba..."

"Baba deme bana..."

"Peki demem..."

İkinci kez yıkılıyorsunuz. Telefonu kapatıyorsunuz. Şaşkınlığınız son haddinde.
Ne yapacaksınız?

Yoksa siz de, sınav manyağı (mı) olacaksınız?

Bence birde ayabeyinizi arayın...

 
Toplam blog
: 20
: 754
Kayıt tarihi
: 05.07.07
 
 

Bilinç Organizasyon Reklam Pazarlama Özel Eğitim Danışmanlık San. ve Tic. Ltd. Şti.'de Yönetim Ku..