Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '06

 
Kategori
Sinema
 

Sinemada tasvir

Bu günlerde sinemamızda sessiz sedasız bir film dönemini kapatmak üzere. Babam ve oğlum filmi için yapılan fiskos reklam kampanyası maalesef bu film için pek yapılmadı gibi. Fakat Babam ve oğlum filmini halkımıza yaklaştıran içeriğini Beş vakit filminde görmemenin de bir sonucu olabilir bu durum. Yani ağlamak için dahi bir filme gitmiş bir sinema seyircisine sahipsek, Beş vakit filminden çıktığınızda çok fazla seyirci de görmüyorsunuz, ağlayan da fakat bu filmde kayalara kazınmış bir köy doğasını, gece ve gündüzün bir birini izlerken ki görkemli görüntülerini Mayıs sıkıntısı filmine benzer şekilde ağaçların rüzgarla dans edip çıkardıkları sesleri izlerken bir kent insanı olarak sahneye doğru yürümek ve o manzaranın içinde kaybolup gitmek istiyorsunuz.

Ayrıca Reha Erdem ve ekibinin insanı doğanın içinde masaya yatırıp nasıl bir sosyal varlık olduğu ile ilgili altını kalın çizgilerle çizdikleri belli olaylar var ki 12 yaşında üç köy çocuğunun çevresinde gelişen olaylarda kentlerde ki tinerci çocukların görüntüsünü görür gibi oluyorsunuz. Çevresine bir şekilde küsmüş küçük çocukların bir köy ortamında çevrelerinden kopup gitmeleri çok zor olmasına rağmen kent öyle mi?

Sinemadan çıktıktan sonra bir kaç tinerci çocukla karşılaştım ve bu düşünceler bir kaç film şeridi gibi gözümün önünden geçti ve bir köy ortamında psikolojik ergen sıkıntılarının da daha kolay geçiştirildiği kenttteki gençliğe adım atan çocukların işinin çok zor olduğunu düşündüm.

Elinize,yüreğinize sağlık Reha Erdem ve ekibi...

 
Toplam blog
: 251
: 916
Kayıt tarihi
: 06.10.06
 
 

İ.Ü Edebiyat Fak. Coğrafya bölümü mezunuyum. Lise, üniversite ve  öğretmenliğim boyunca yaşamı şi..