- Kategori
- Güncel
Sıra sana gelecek

Netten alıntı.
“Susma; Sustukça sıra sana gelecek” Gençliğimde duymaya başlamıştım bu sözleri. Çok çok eskilerden bu yana haksızlık karşısında alanlarda bağırılırdı. Tepki susmuşluğa, kabullenmişliğe karşı ses verilmemesiydi. Ne kadar haykırılsa da yinede duyan olmazdı. Gömülürdü kafalar bir devekuşu edasıyla kuma.
“Adam sende... Vardır hataları ki böyle yapılmış.” Nedense suç hep hakkını arayanda aranırdı. Halada öyle değil mi? Her akşam haberlerde duyuyoruz artık bu sloganı. Bir zamanlar susup başlarını kuma gömenlere sıra gelmiş demek ki. Nihayet birileri daha fark etmiş bir şeylerin yanlış olduğu ve sıranın kendisine de gelebileceğini anlamış.
Bu sözün içinde yatan derin anlamı fark etmek için illa sıranın bize gelmesi mi gerekiyor?
2008’de ilk Ergenekon tutuklamaları başladığında bir yazı kaleme almıştım. (http://blog.milliyet.com.tr/Korkuyorlar_bu_yuzden_saldiriyorlar_/Blog/?BlogNo=118096 ) Yazıda, kısaca herkesin demokrasiye ihtiyacı olduğunu vurgulamaya çalıştım. Bu gün yeniden okuduğumda eksik anlatımlar görüyorum yazıda . Ama özünde istediğimi anlatmışım. Bu iş her zaman belli bir sıra ile olmuştur yıllardan bu yana. Önce uç noktadakiler gider, sırra kadem bastırılırlar. Kayıp insanlarımız, faili meçhul cinayetler bunlardandır. Maraş katliamında susanlar, işini kaybettiği için hakkını arayanı görmeyenler, gençler işkenceden geçirilip yaşamı söndürülürken, bana ne yapmasaydı diyenler, asmayıp besleyecek miyiz diyen zihniyete sarılanlar.
Ne oldu?
İş size kadar dayandı mı?
Hayret... Nedendir acaba? Hâlbuki işler ne güzel tıkırındaydı. Özgürlük vardı herkese özelliklede sizlere değil mi. Görüldüğü gibi demokrasi herkese lazım oluyor.
Adaletin simgesi olan elinde terazi ile tartan kadın heykelinin gözleri kapalıdır, kimseyi kayırmasın doğru tartıp karar versin diye. Son heykelde bunu bile açtılar. artık görerek kime ne yapacağını bilerek karar veriyor.
Basılmamış kitapları toplatmaya kadar vardı iş değil mi. Artık alışveriş listesi hazırlarken de dikkatli olalım her an kapımız çalınabilir çünkü. Potansiyel suçlu sayılıp gözaltına alınabiliriz. .
Bir gece yarısı çıkartılan kanun ile yapılıyor bütün bunlar. Şüpheli olmak. Çete kurmuş olabilirsiniz. Örgüt üyesi olmuş olabilirsiniz. Kaçakçılık yapmış olabilirsiniz. Adam öldürmüş olabilirsinizden kitap yazmış olabilirsinize geçiştir bu.
Sonraki aşamamı? Çıldırmış halk, hakkını arayanı linç eder. Kraldan çok kralcılar işbaşında nasıl olsa her daim.
Bizim sorunumuz demokrasidir.
Demokrasi tahammüldür. Fikrini düşüncesini özgürce ifade edebilmektir. Herkes ayni hak ve özgürlüklere sahiptir. Her hangi bir yerde alışveriş yaparken veya sıraya girmiş bir işimizi halletmeye çalışırken orda bile birbirimizin önüne geçip işimizi halletmeye çalışırız. Oradakilerden daha akıllı olduğumuzdan mıdır bu? Hayır, karşımızdakinin de hakkı olduğunu kabul etmeyişimizdendir bu.
Unutulan herkesin demokrasiye ihtiyacı olduğudur.
Bir gün sizinde ihtiyacınız olacağı gibi.