- Kategori
- Sanat Tarihi
Şirince

Şirince'den bir manzara
Gecen hafta Ege Akdeniz turu ile Ege’nin en önemli beldelerinden Şirince’yi tekrardan görme şansını yakaladım. Bir önceki gezimi 2011 yılında yapmıştım bu sefer gittiğimde Şirince’yi tam anlamıyla gezme fırsatım oldu. Şirince İzmir Selçuk’a bağlı turistik bir köydür. İlk başlarda buraya Kırkınca deniyordu. Kırkınca denmesinin sebebi nüfusunun 40 kişiden oluşmasıydı. Daha sonra Kirkice, Kirkince ve nihayet son olarak Çirkince olarak atfedildi. Buraya çirkince denmesinin nedeni ise diğer kişilerin Şirince’yi görüp çok beğenip buraya yerleşmelerinden korktuğundan dolayı köylüler nerden geldiniz deyince Çirkince bir yerden geldik deyip onların Şirince’yi yerleşmesini engelliyorlardı. Daha sonraları Cumhuriyet'in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik tarafından burası çok güzel bir köy neden insanlar çirkince diye adlandırır diyerek buranın adını Şirince olarak değiştirir. Ve halen Şirince olarak günümüzde var olmaktadır.
· Bu köyün en önemli geçim kaynakları bağcılık ve zeytinciliğin yanı sıra, şeftali, incir, elma, ceviz ve kirazdır.
· 1923'te Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sonucu Rumların ayrılmasıyla Yunanistan’dan gelen Türkler bu köye yerleştirilmiştir.
· Maya takvimine göre Bu bölge en güvenli bölgelerden biridir.
· Köy içinde harap durumda olan iki Rum kilisesi bulunmaktadır. Bunlar ; AZİZ YOANNES KİLİSESİ ve AZİZ DİMİTRİOS Kilisesi’dir. Bu kiliseler tipik bir yunan mimarisi özellikleri taşımaktadır.
· Bir rivayete göre Hazreti Meryem'e bu köylülerin baktığı yiyecek giyecek ihtiyaçlarının Bülbül dağına buradan götürüldüğü söyleniyor.
· Bunun dışında Şirince şarapları ile meşhurdur. Ben özellikle Karadut şarabını tavsiye ederim.
· Ve son olanak da eğer Şirince’ye yolunuz düşerse köy kahvaltısı yapmadan Şirince’den kesinlikle ayrılmayın.
Resim alıntı :
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Sirince_Overview.jpg