- Kategori
- Güncel
Sivasta yanan neydi?

Bugün Sivas "yangın" ının on beşinci yıldönümü.
Sivasta yanan sadece bir otel ve içindeki insanlar değildi.
Sivasta yakılmak istenen, ülkenin birliği ve dirliği idi.
Geçmişte çok defa ve çok değişik biçimlerde sahnelenen oyun, bu kez Sivasta ve yangın şeklinde sahneleniyordu.
Her şey planlıydı. Senaryo ve oyuncular belirlenmişti.
Ama böyle bir oyuna figüran bulmak da zor değildi: Sivasın işsiz, güçsüz halkı.
Bugün hala birileri, bu oyunun sorumlusu olarak "figüran" ları görüyorsa, ya tezgahın içinden biridir ya da olaya çok sığ bakan biri.
Eğer, böyle olmasaydı, Sivastaki yangından sadece üç gün sonra, Başbağlardaki "kıyım" gerçekleşir miydi?
Orda da, bir akşam vakti, çoluk çocuk 33 Sivil katledildi.
PKK suçlandı ama işin "ihale" yoluyla örgüte yüklendiği belliydi.
Sorumluları asla bulunamadı.
Sivasta da Başbağlarda da giden canlar bizden oldu!
Dikkat edin: Bu ülkenin insanları, tarihin hiç bir döneminde, durduk yere ve kendi kararlarıyla birbirlerine girmediler..
Alevi, Sünni, Kürt, Türk hatta Ermeni, Rum... Bunlar arasındaki bütün kavgalar, dışarda yazılmış senaryoların içerdeki "el birlikçi" ler tarafından sahnelenmesiyle ortaya çıkmıştır.
Daha huzurlu ve daha gelişmiş bir ülke olacaksak, daha "akıllı" bir toplum olmalıyız.
Sahnenin gerisindekileri görecek kadar!