Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '10

 
Kategori
Sinema
 

Siyah Beyaz

Siyah Beyaz
 

"Siyah Beyaz". Güçlü oyuncu kadrosuyla özlemi çekilen bir başkent filmi.


Tuncel Kurtiz, Taner Birsel, Erkan Can, Şevval Sam ile Nejat İşler'in deneyimli oyunculuklarını sakince ve tadına vararak paylaştıkları, ne zamandır özlemi çekilen bir Ankara filmi "Siyah Beyaz" . Bu sinema filmine Derya Alabora'nın da az ama öz ve yetkin bir katkısı var. Filmin yönetmeni ise; başarıyla yürüttüğü Ankara Sinema Derneği başkanlığı yanısıra, çok yönlü ve değerli bir insan, asil meslegi de tıp doktorluğu olan Ahmet Boyacıoğlu.

Film, bozkırın bu modern başkentinin eğitimli, çağdaş, biraz şansız ve oldukça yalnız insanlarından ilginç, çarpıcı anekdot ve diyaloglarla bezenmiş güzel bir kesit sunmakta... Azınlıktaki benzer bir toplumsal kesimle derin bir duygu bağı kurmakta...

Yaşadığı zorlu hayata ve 70'li yaşların ortasına yaklaşmasına karşın halâ genç ve idealist, Nazım Hikmet'in dediği gibi o yaşlarda da "zeytin ağacı dikebilen" kızıl bir ressam... Kalp krizi geçirdikten sonra işini bırakan, sakin bir yaşam sürmeye çalışan bir avukat... Hakkını vererek sürdürse de, mesleğini yapmaktan sıkılmış ve karısı tarafından terk edilmiş bir doktor... Hayata karşı tek başına direnen, yalnızlığı bir yaşam tarzı haline getirmiş zarif bir iş kadını... Siyah Beyaz adlı bar da onların sığınabilecekleri son liman. Barın sahibiyse, yumuşak kalbine rağmen dış kabuğu itibariyle kimseye taviz vermeyen, sinirli, alıngan bir yapıyı barındıran güzel bir insan olan Faruk.

Film, orta yaşların çeşitli basamaklarındaki kahramanların yaşamlarından verilen toplu ve ayrışan kesitlerle, esasında, modern ve yalnız yaşam formatında, yaşlanmak, dostluk ve duyarlılık temaları üzerine kurulu.

Filmin bir özelliği de "açık uçlu" oluşu... Alışılmışın dışında, başlangıçda ve aralarda verilen bazı ip uçları bir sonuca bağlanmadan, açık bırakılmakta... Final sahnesi de benzer bir şekilde, devam edecekmiş hissi vererek sonlanmakta...

Filmin kahramanları için, gerek gerçek yaşamlarından edindiğimiz izlenimler gerekse filmin başındaki konumları açısından "Ne alâkâ?" dedirten birliktelikleri, bitimde "İçlerinden birisi dahi olmasa, olmazmış!.." dedirtmekte. Bence bu durum bile film için tek başına önemli bir başarı.

Mekân başkent. Bar, gerçek ve çeyrek asıdır yaşayan bir bar. Çok sık olmasa da, zaman zaman gitme ve o hoş ambiyansını yakalama şansını bulduğum(uz) bir bar. Duvarları 1120 adet siyah-bayaz fotoğrafla donanmış bir bar. Üst katı da zaten sanat galerisi. Yaşananlar ve diyaloglar da o derece ilginç ve gerçekçi.

Çağdaş bir başkenlinin bana göre izlemekten keyif alabileceği bir film "Siyah Beyaz".

Hayat çoğu kez grinin tonlarında sürüp gitse de...

İ.Ersin KABAOĞLU,

8 Mayıs 2010, Ankara

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 366
: 2333
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..