- Kategori
- Deneme
Siyah Kır Çiçekleri

Daha önce hiç siyah görmediniz mi? Siyahın aslında görünmeyen olduğunu biliyor muydunuz?
Siyah kır çiçeklerinin içinde yüzerken, neşe ve keder beni kucaklamış. Batmamak için çırpınıyorum. Öyle güzel ki gökyüzü; mavinin en koyu tonu, geceye yakın… Göğsümü okşayan kokulu çiçekler beni gökyüzüne ittiriyor birden. Kollarım omuzlarıma kadar ağrımış çırpınmaktan. Şimdi rahatladım. Gecenin mavisi bembeyaz çiğini döküyor yüzüme. Ayak parmaklarıma kadar, beni yalayıp geçen ılık hava, yüzüme vuran çiğin serinliğinin yardımı ile kendisini bana daha da önemli kılıyor. Derin bir nefes alıp üflüyorum, dağıtıyorum saçlarımı ıslatan çiğ tanelerini. Böylesi daha iyi oldu. Ruhumun ağır ve küflü metalleri eriyip, akıyorlar kulaklarımdan. İyice hafifledim. Öyle güzel bir karanlık ki beni saran, ışığın gerçekliğini ve karmaşıklığını almış götürmüş. Kemiklerime kadar işliyor ılık ve hoş kokulu hava. Öte yandan uçmaktan yorulmaya başladım. İçimde hissettiğim hava soğumaya başladı yükseldikçe. Ağrıyorlar artık. Ama düşündüm de ne kadar güzeldi. Aşağı süzülsem yeniden aynı zevki alabilir miyim? Deniyorum… Nafile… Siyah kır çiçekleri öyle güçlü ittirmiş ki beni gökyüzüne, geri dönemiyorum. Tekrar yaşasam aynı güzellikleri… İyice soğudu… Her yerim ağrıyor. Karanlık kusurlarımı kapatamıyor artık. Öyle ki hissedebiliyorum görmesem bile. Birden hissizleşiyor vücudum. Sadece zihnim kaldı sanki… Hafif bir ışık yansıyor aşağıdan da öyle görüyorum çürümeye yüz tutmuş bedenimi. Göremesem rüyadayım sanırdım belki de… Uçmuyorum, kalakaldım öyle boşlukta. Sonra birden ayaklarımdan bir çekilme hissediyorum aşağıya doğru. Çok klişe olacak ama ışığa doğru süzülüyorum, hızlıca. Çok rahatladım. İçim parçalanıyor gibi bir hisse kapıldım ve bedenime baktım. Dökülüyor… Bembeyaz parçalara bölünüyor… Bölündükçe bölündüm ve kalmadım. Bembeyaz çiğlere parçalanmış bedenim ile beraber, çok hızlı düşmeye başladım. Soğuk, çok soğuk… Yukarıya çıkan siyahlı kızıllı alev topları da ne? Aklıma bir fikir geldi. Bu yanan şeylere sürtünürsem ısınırım belki. Deniyorum… Denedikçe kararıyor bembeyaz ışığım. Ama yinede güzel bir duygu, bana eski sıcaklığı hatırlattı. Böyle devam ederken, bir alev topunu kızdırmış olacağım ki bana alev püskürtüyor. Hemen kaçıyorum sağa sola. Vazgeçtim bundan, çok tehlikeli. Ya tamamen yok olursam, birazcık sıcaklık uğruna… Sonunda zemin göründü, simsiyah… Çiçeklerin kokusunu duyuyorum. Çok güzel. Her bir çiçeğe düşüyor, iyice siyahlar çalıyorum yapraklarına. O kadar ferah ki anlatamam. Birden bir ağırlık çöktü üzerime… Bütün gücümle ittiriyorum gökyüzüne doğru…
Şimdi anladım çiçeklerin neden siyah olduğunu…
Şimdi anladım çiçeklerin neden siyah olduğunu…