​ Siyaset, feraset ve marifet üzerine… / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
 

Siyaset, feraset ve marifet üzerine…

Siyaset, feraset ve marifet üzerine…
 

Vekil seçilenler yasama faaliyetlerine katılmak üzere, bir süre önce başkente gitmiş ve yerleşmişlerdi. 

Önceki dönem vekil olup da, yeniden seçilenlerden birçoğunun zaten orada kurulu düzenleri vardı. 

O durumda olanların işi sadece meclise kayıt yaptırmak ve yemin törenine katılarak eski yaşamlarına dönmekti. 

Ancak ilk defa seçilenler için durum biraz farklıydı. Çünkü çoğu Ankara’ya dışarıdan gitmiş ve orada yeni bir hayata başlamışlardı. 

Onlar için; eski yerlerinden gönül rahatlığıyla ayrılmak ve başkente sağ-salim yerleşmek sanıldığı kadar kolay olmamıştı. 

İlkin Ankara’nın havası ve suyu onlara tuhaf gelmişti, belki! Sonra oradakilerin yaşam düzeni; yani insanların hal ve hareketleri vs. 

Buna rağmen bir süre sonra algılar değişti. Yeni gidenler de ortama alıştılar ve oradakiler gibi olup-bitenleri normal görmeye başladılar. 

Henüz meclis tam faal olmasa bile; yemin töreni yorgunluğu öne çıktı ve derken yenilere yer değişikliği sıkıntısını unutturdu. 

Hatırlatmakta fayda var. Bağımsızların ve ana muhalefet partisinden vekillerinin eylemleri hala sürüyor; kimi yemine, kimileri ise meclise boykot kararı almış durumdalar. 

Gerekçeleri ise; tutuklu adaylardan vekil seçilenlerin serbest bırakılmalarına dair yapılan başvurulara, mahkemelerin ret kararları… 

Bunların bir kısmı geçmişteki KCK eylemleri nedeniyle, diğerleri ise Ergenekon davasından tutuklu… 

Ret kararı veren mahkemeler; başta “kaçmak” olmak üzere, “delil karartmak” ve “kuvvetle suçlu bulunmak” ihtimallerini gerekçe gösterdiler! 

Kararlar sonrası kör düğüm olan partilerin ilişkilerini çözme gayretler yok değil. Ne yazık ki bunların işe yaradığını söylemek henüz erken. 

Öte yandan yemin töreni ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hükümet kurma görevini Recep Tayip Erdoğan’a verdi. 

Bunun üzerine Erdoğan bir toplantı düzenleyerek, hükümet kurma görevinin kendisine verildiğini gurubuyla paylaştı. 

Sonra hükümet kurma çalışmalarını anlattı ve ardından meclisi protesto eden muhaliflerin durumunu değerlendirdi. 

Sözü dolaştırıp “Muhalefetsiz komisyonlar çalışamaz “diyen Kılıçdaroğlu’na getirdi. Cevaben de; “muhalefet olmadan da kurullar çalışır, hem de bal gibi” diyerek tepki koydu. 

Böylece gergin ortam, biraz daha gerilmiş oldu. 

Fırtınalı havada yoluna devam eden gemi misali, kaptanın (ki kaptan da henüz dümeni tam kavramış değil) görüş mesafesi sıfıra inmiş durumda. 

Bu durumda gemiyi az hasarla (kayalara vurmadan) fırtınadan çıkararak, karaya ulaştırmak hayli zor görünüyor. 

İşin kötüsü gemide herkes bulunuyor. İktidar, muhalefet ve bağımsız vekiller; kısaca hepimiz aynı yerde ve bir aradayız. 

Göz göre, göre geminin batmasını izleyen herkese “Allah hepimize akıl ve feraset versin!” dileği haricinde söyleyecek söz bulamıyorum, şimdilik. 

 
Toplam blog
: 251
: 447
Kayıt tarihi
: 29.12.07
 
 

Emekli; Öğretmen, Yönetici ..