​ Siyasetin yargıyı etkilemediği bir dönem hatırlıyor musunuz? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '12

 
Kategori
Siyaset
 

Siyasetin yargıyı etkilemediği bir dönem hatırlıyor musunuz?

Siyasetin yargıyı etkilemediği bir dönem hatırlıyor musunuz?
 

bobiler.org


 

Her dönemde yargının siyasi iktidarın etkisi altında kaldığı söylenir. Belki geçiş dönemlerinde, yani iktidardaki partinin değişmesinden sonra yeni düzenlemeler yapılana kadar alınan kararlar siyasi iktidarın hoşuna gitmeyebilir ancak, hakim ve savcı kararnameleri ve yasa değişikliğiyle  siyasi iktidara yakın kişiler önemli görevlere getirilerek bu sorun siyasi iktidar lehine çözülür.
 
Şimdi Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana önemli yargı olaylarını objektif olarak gündeme getirelim. Bakalım yargı bağımsız mıymış? 
 
1938 yılında Nazım Hikmet Harbiye okulu öğrencilerini isyana teşvik suçundan yargılanır, aslında sadece kendisine hayran olan bir harbiye öğrencisiyle görüşmüş ona da sadece "İstifade edeceğiniz şey cumhuriyetin altı ilkesinde vardır" demişti. Komunist olarak tanındığından kendisine toplam 28 yıl ceza verilir.  Cezanın Yargıtayda bozulacağına kesin gözüyle bakılırken devreye zamanın Genelkurmay başkanı Fevzi Çakmak girerek Yargıtaya baskı yapar ve cezayı kesinleştirir. ( Tek partili dönemlerde Genelkurmay başkanını da o siyasi duruşun içinde görmek gerekir.) O dönemde Atatürk'ün sağlığı bozuk olduğundan bu durum kendisine intikal ettirilememiştir. 
 
1960 ihtilalinden sonra Başbakan Adnan Menderes ve iki bakanının idam edildiği duruşmalarda yargı bağımsız mıydı?
 
1971 yılında yargılanan ve asılan Deniz Gezmiş ve iki arkadaşlarını yargılayan mahkeme bağımsız mıydı?
 
12 Eylül döneminde yapılan yargılamalar tarafsız gözle mi yapılmıştı?
 
Bir şiir okudu diye ceza evine gönderilen günümüz başbakanına yapılan uygulama haklı mıydı?
 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde üyeleri önceki iktidar tarafından seçien Anayasa mahkemesi 367 oy şartı aramasında haklı mıydı? (Burada daha çok yargı siyaseti etkilemeye çalışmıştır.)
 
Görevini yapan Erzincan Başsavcısının görevden alınıp, yargılanması adil miydi?
 
Deniz Feneri soruşturmasında ki görevini yapan savcıların ve hakimlerin görevden alınıp, soruşturmaları adil miydi?
 
Bu konuda daha birçok örnek verilebilir. Bir zamanlar hakimin biri "Vicdanla cüzdan arasında tercih yapmak zorunda kalıyoruz" demişti. Şimdiki hakimler ise herhalde  "Siyasi iktidarın çizgisinde hareket etmezsek geleceğimiz karanlık" diye düşünüyorlardır. 
 
"Yargıçlar ne yapsın? Onlar yasaları uyguluyorlar" diyenlere karşı ise, basından izlediğimiz kadarıyla, savunmanın delillerini kabul etmeden, savunma tanıklarını dinlemeden, zanlılar hakkında sahte deliller ve doğruluğu sabit olmayan CD ler karşısında da mı yargıçlar, yasaları uyguluyorlar?
 
Aslında Başbakanın 5 Eylül 2012 tarihinde Ak Parti Genel Merkezinde yaptığı grup toplantısında "Yargıya zaten gerekeni söyledik. Gereğini yapıyorlar." demesinin başka türlü bir açıklaması olabilir mi?
 
ÖNEMLİ NOT:
 
AİHM verilerine göre  ülkemiz "Adil yargılanma ihlalleri"nde 47 ülke arasında birinci, AİHM'ye yapılan başvurularda Rusya'dan sonra ikinci sıradadır. 
 
 
Toplam blog
: 974
: 3444
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..