​ Siyasette Torpil! / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '18

 
Kategori
Siyaset
 

Siyasette Torpil!

Siyasette Torpil!
 

Yaratıcılığım!


Torpilin sözlük anlamına baktığımızda;

Torpil

1. İsim Genellikle bayramlarda çocukların eğlence aracı olarak kullandığı yanıcı madde

2. Denizcilik Savaş gemilerinde su altı silahı olarak kullanılan büyük bomba, torpido

3. Bir kimseyi kayırma işi

4. Kayırıcı

“Torpil”i siyaset ortamında ele aldığımızda ise;

1.Hakikatten ehli olmayan insanların bir yere atanması, önerilmesi getirilmesi, muhalif kanat için tam bir eğlencelik olacağı gibi taraf olanlar için tam bir fiyaskodur, hayal kırıklığıdır, umutların tükendiği arayışların başladığı desteklerin askıya alındığı noktadır!

2. Nerde ne konuşacağını bilmeyen biraz sıkıştırılınca tecrübesizliği ve yetersizliği ile kimin elinde patlayacağı belli olmayan tam bir bomba’dır! (Bu risk taşralarda genellikle kim gelirse gelsin hep vardır!)

3. Genel olarak çoğunluğun seçtiği kişi yerine etrafına (kendisinin geldiği gibi) kıyak (Torpil) geçerek, seçmece adam toplaması, adam kayırması kendisinden beklenen bir iş olsa gerek?

Çünkü torpille gelen kişilerde “ADALET” beklemek ahmaklığın DANİSKASI olur tabi ki kendi yandaşlarını ve kendi çıkarlarını ön planda tutacağı için torpille gelmişler adamlarına da “TORPİL” geçer!

4. Elbette siyasi partilerin destan gibi tüzükleri vardır. Bu tüzüklerde yazılanlar şayet uygulanmış olsa yaşadığımız yar cennet olur! Ancak iş adam kayırma noktasına gelince torpille atanmışlar için “TÜZÜK” bir safsatadan başka bir şey değildir. Onlara göre Tüzük halkı kandırmak için yazılmış siyasetin kutsal kitabıdır.

Sadece yazılmıştır işte.

Topladığı kuru kalabalığın parti tüzüklerine uyup uymaması yerine oy potansiyelleri üzerinde durulur! İşte bu noktada tüzük işlemez ve tüzüğe uygun olmayan adamlar partiye doldurulur!

Bu aşamadan sonra parti asıl amacından çıkar kişilerin kendi ihtiyaçlarını gidereceği “aracı” olur, “aklayıcı, paklayıcı” olur. Yol geçen hanı olur, kabul edilen kişilerin seceresi bilinmeden Allah muhafaza bir de bakmışsınız yarın “Kurtarıcı” sıfatı ile divanda hazır olur (!)

Parti tüzüğüne uygun davranan ve hakikatten buna inanan partililer, torpille gelen birisinin adam kayırarak parti içine dahil ettiği adamlar ile aralarında zıtlaşma, kutuplaşma yaşamak zorunda kalır ki, hiçbir aklı selim insan böyle üç ahbap ilişkisi içinde olan bir yerde kesinlikle durmaz!

Adam kayırmak adam kaybetmektir. Güven ve itibar kaybetmek partililerin gözünden düşmektir! Beddua almak, küfür yemektir! Yalnız kalmak yok olmak YENİLMEK demektir!

&&&

Türkiye büyük millet meclisinde edilen yemin metni

 ''Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.''

Bu yemini ettikten sonra hiç tanımadığı, hiç görüp konuşmadığı ve demografik yapısını bilmediği bir halk topluluğunun idare edilmesi noktasında bir partili olarak bir İle, ilçeye, beldeye tepeden inme bir “başkan” ataması yapmak, yukarıdaki metni okuyan vekillerin bu yeminlerini kesinlikle tutmadığı anlamına gelmektedir!

Üstelik bir toplumun geleceği ile alakalı vebal altına girmek demektir. Üç ahbap çavuş ilişkisi içinde yapılan bu “TORPİL” burada yaşayan halkın ayağına kurşun sıkmak demektir!

Nasıl garanti edebiliyorsunuz atadığınız kişinin buradaki eksikliği tamamlayacağına?

Halkın o kişiyi benimseyeceğine?

Bu “atamalar” buralarda yaşayan halkın egemenliğine zincir vurmak değil midir?

Hukukun üstünlüğü ve demokratik anlayış bu mudur?

Toplumun huzur ve refahı sadece sizin atadığınız kişiler tarafından mı sağlanıyor?

Bu “TORPİL” burada yaşayan herkesin temel haklarına ve hürriyetine yapılan bir darbe değil midir?

Sırf birilerine kıyak geçmek için tepeden yaptığınız bu atama ile siz hakikatten Anayasaya sadakat içinde bağlı kaldığınıza inanıyor musunuz?

Unutmayın; “Namusum ve şerefim üzerine andiçerim” dediniz. Öyleyse halkın istikbali için namuslu ve şerefli davranın ki halkın gözünden düşmeyin!

Doğruluk desturumuzdur!

Saygılarımla…

M.Talip Girgin

 

 
Toplam blog
: 438
: 826
Kayıt tarihi
: 07.01.07
 
 

Milliyet Blog'a hangi vesile ile kayıt olduğumu doğrusu hatırlamıyorum!  Bende birçoğunuz gibi ya..