​ Siz ne dersiniz? / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '12

 
Kategori
Blog
 

Siz ne dersiniz?

Siz ne dersiniz?
 

Siz hiç sedef çiçeği gördünüz mü?


Bir blog yazarı başka bir blog yazarına “Lütfen yayına almayın” başlığı ile özel bir mesaj gönderdiğinde, mesajı alan kişi anında yayınlarsa bu olay “dikkatsizlik, özensizlik…” gibi muhtelif biçimlerde adlandırılabilir. Ancak ben “Yayınlamayın” ricası ile gelen bir mesajın yayınlanmasını “saygısızlık” olarak nitelendiriyorum.

Peki; bir blog yazarı “yayınlanmaması” ricasıyla gelen özel (!) bir mesajı sayfasında sergilemekle kalmayıp bir de cevaplarsa ve yine kendi sayfasında yayınladığı cevabında kendi cep tlf. numarasını vererek “siz de benim cevabımdaki özel bilgileri yayınlamayın” derse, bu olayı nasıl adlandırırız?  

Bu nasıl bir iletişim anlayışıdır? Bu özel ve güzel (!) mesajlaşmayı sayfasında yayınlayarak gelenin gidenin bilgisine sunan bu arkadaşın kafa yapısı nasıl çalışmaktadır?

Bu girişten de anlaşılacağı üzere, Milliyet Blog’daki hal ve gidişimize azıcık dokunayım dedim.

Mesaj demişken;

Müstear kimlikler hakkında “ …….. aslında ……..’dır” şeklindeki bilgilendirici (!) mesajlarını blogdan yolladığı yetmezmiş gibi bir de Facebook sayfama yollayanlara da bir çift sözüm olacak;

Kimin aslında kim olduğunun, bunu neden yaptığının ve yapmaya devam edip etmeyeceğinin benim umurumda olduğu fikrine nerden kapıldınız?

Bir kez olsun bu tür mesajlarınıza cevap verdim mi?

Sevmediğiniz kişi ile ilgili “Filanca aslında kötü biri” içerikli mesajınızı bulabildiğiniz her kanaldan bana ulaştırdığınızda, benim de sizinle aynı fikirde olmamı nasıl beklersiniz? Sizce ben algı mekanizması gelişmemiş ve sizin yönlendirmenize ihtiyacı olan biri miyim?

Lütfen bana diğer blog yazarları hakkında fikir (!) beyanında bulunmayın. Sayfamın bünyesi alerjiktir, dedikodu kaldırmaz!

MB’nin yenilendiği günlerde, “Yazılardaki bilgilerin doğruluğu saptansın!” şeklinde bir öneri gözüme ilişmişti.

Doğrusu öneriyi getiren arkadaşa kendi durumumu örnek göstermek isterdim.

Kimisi yaşanmış, kimisi kurgu keyfimce çiziktirip duruyorum. Hangisi doğru nerden belli?

Ayrıca, “Senin yazılarında ‘bilgi’ yok, biz bilgi içeren yazılardan söz ediyoruz” denilirse ayıp edilmiş olunur. Benim her yazımda illa ki bir bilgi notu vardır. Mesaj kaygısı gütmeden yazmam ben!

Bakınız “Ispanağın zararları” başlıklı yazım!

Neyse, daha sonra bakarsınız çünkü o yazıyı daha yazmadım!!

Biraz da yeni MB hakkındaki düşüncelerimden dem vurup konuyu toparlayayım. “Alışamadım, sevemedim… vs…” şeklinde genelleme yapmayacağım. İnsan nelere alışmıyor ki?

Ancak şunları da eklemek isterim;

Bir yazının altına ancak üç ya da dört yorum sığacak kadar yer ayrılmış. Diyelim ki o yazıya 10 yorum geldi, diğer yorumları görebilmek için 2. ve 3. sayfaları tıklamak gerekiyor. Bu da zaman kaybı demektir.

Konuyla bütünlük arz eden yorumların tamamının görülememesine karşılık, aynı yazının devamında başka yazarların bambaşka konulardaki yazılarından birer paragraf görülüyor.

Örneğin, benim “Narın zararları” konulu yazımın altında bir başka yazarın “Genelev çalışanlarının sorunları” konulu yazısının reklamı yer aldığında ortaya çıkan görüntü tuhaf oluyor. En azından kategorilerin uyumu sağlanamaz mıydı?

Blog habercisi’nden mail geldiğinde yazıya bir “tık”la ulaşabilmemiz amaçlanmış ancak işin gerçeği farklı seyrediyor!

Örneğin;

“Ata Kemal Şahin adlı blog yazarı yeni bir blog yazdı. Görüntülemek için tıklayınız.” şeklinde mail aldığınızda işaret edilen yeri tıklıyorsunuz, doğru MB ana sayfaya… Yani ne adı geçen yazıya ne de yazarın sayfasına ulaşabiliyorsunuz.

Bu durumda yapmanız gerekenler;

1.Haberci’yi tıklayınız.

2.Açılan MB ana sayfasında “yazarlarda arama” butonunu tıklayınız.

3.Yazarın adını yazınız.

4.“Ara” butonunu tıklayınız.

5.Yazarın ana sayfasından son yazısını tıklayınız.

Siniriniz hoplamadıysa okumaya başlayabilirsiniz!

Son olarak;

“Önerdiğim bloglar” bölümünde, daha önce önerdiğimiz ancak zamanla içeriğinin gündemden düşmesi nedeniyle kaldırdığımız diğer yazarlara ait yazıların sayfamızda hala görünüyor olmasını, ben “kendi sayfamıza hükmedememe” olarak nitelendiriyorum.     

Siz ne dersiniz?

  

 
Toplam blog
: 61
: 2350
Kayıt tarihi
: 24.01.08
 
 

17 yaşımdaydım yazmaya ilk başladığımda. Dünyayı tanımaya çalışırken kendimi de tanıdım zaman içinde..