​ Sizce böyle bayramlar olur mu? / Bayramlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '13

 
Kategori
Bayramlar
 

Sizce böyle bayramlar olur mu?

Sizce böyle bayramlar olur mu?
 

nazan Şara Şatana - Bayram şiiri


Bayram sadece bizlere gelmesin…

Bayram hepimize gelsin.

 

Şöyle bir hayal kursak diyorum. Olur mu bilmiyorum.

Adı hayal, neden olmasın? Kurarız olur. Bize kalmış bir şey kim engel olabilirki.

 

Gözlerimizin önüne bir ülke getirelim.

Refah düzeyi bayağı yüksek olsun, öyle olsun ki insanlar fakir arasınlar. Yollarda:

“Allah rızası için abla – abi” diyen kimse olmasın.

Öyle zengin bir halkı varki, eskimiş arabasını verecek birini bulamasın, arabasını verecek birilerinin olmadığı yerde; eski giysilerini kimse kabul etmez.

 

Düşünün hırsızlık yok.

Nasıl olsun ki, herkesin her şeyi var.

 

Aç olan yok, hasta çocuğuna ilaç almak için hırsızlık yapan yok, aylardır işe giremediği için bakkalı soyan yok, çaresizliği yüzünden, işsizliğinden, parasızlığından eşini doğrayan yok, çocuklarını ben bakamıyorum Allah rızası için alın karınları tok olsun diye ona buna veya yetkili kurumlara veren yok.

 

Mafya yok, mafyanın kaçak olan hiçbir şeye ihtiyacı yok.

Öyle bir ülke düşünün hapishaneleri boş.

Otel olarak kullanılmak üzere dizayn edilmiş, yâda birer müze olarak ziyaretçilere açılmış.

Hani Amerika’da varya Alcatraz Adasındaki hapishane, şimdilerde müze gidip görüyorsun bayağıda turist çekiyor biz Elifle gitmiştik. Aynen öyle bizim hapishanelerimizde öyle müze gibi olmuş.

Onlar diyorlarki; Al Capone burada hapis yatmıştı. Bizde diyoruz ki buralarda da şunlar – bunlar yatmışlardı.

 

Trafik sorununu halletmişiz. Olmaz ya çözülmüş. Caddeler altı şeritten daha ziyade yapılmış. Arabalar çok kullanılmıyor. Sonradan görme halimiz olmadığı için toplu taşıtları daha fazla ilgi gösteriyoruz. Huzuru biliyoruz. Trafiğin tıkanmaması gerektiğininde zenginlikle birlikte bilinçlenmişiz. Trafikte kaybedilen zamanın ömrümüzden gittiğinden de oldukça haberdarız.

Kuyruklar yok, beklemek yok, her şey tıkır tıkır.

 

İŞTE BAYRAM BU DEĞİL MİDİR?

 

Hep birlikte bayramlaşmalar yapıyoruz.

Bayram olan günlerimizin en haslarını kutluyoruz.

Büyüklerimizi biliyoruz, üzmüyoruz, özletmiyoruz, yollarımızı gözetmiyoruz.

Zenginlikle birlikte insanlığı öğrenmişiz, komşularımıza günaydın ve iyi günler dediğimiz gibi:

Bayramınız kutlu olsun ya da mubarek olsun diyebiliyoruz. Kapıdan selamlaşmayla kalmıyoruz. Bizzat evlerine gidiyoruz, bize kahve, şeker hatta kolanya, hatta baklava ikram ediyorlar.

Sonra onlar bize geliyorlar.

Büyüklerimizi, akrabalarımızı, dostlarımızı, arkadaşlarımızı ziyaret ediyoruz.

Onlarda bize geliyorlar.

 

Kimsenin yaşlısı huzur evinde olmadığından herkes büyüğüne sahip çıktığından evlerde mutlaka bir büyük oluyor ve eli öpülüyor hayır duası alınıyor.

Hayır duası alındıkça işlerimiz daha da rast gidiyor.

 

Çocukları sevindiriyoruz.

Onlara hediye almak sevindirmek olmuyorki, onların hediyeleri çok zaten.

Bizler onlara zaman ayırıyoruz.

Anneler, babalar çocuklarla vakit geçiriyor, onların sorunlarını dinliyor, onlara çözüm öneriyor, onlarla şakalaşıyor çünkü onlarla konuşuyor.

 

Gençlerin problemleri yok.

Kızlarda erkeklerde erkek arkadaşlarını ya da kız arkadaşlarını önce ailelerine anlatıyorlar gerekirse tanıştırıyorlar. Biliyorlarki aile evladının yanında. Ebeveyn biliyorki evladı ona dürüst saklamıyor, her şeyini anlatıyor. Aile bildiği için tecrübelerini aktarıyor onu kırmadan, ona emir vermeden yol gösteriyorki bu da çocukların çok hoşuna gidiyor.

 

Kadınlara çok değer veriliyor.

Kadın çiçektir burada alabildiğinde bilinen bir şey

 

Kadınlar anadır, analar kutsaldır bu da iyi biliniyor.

Her erkeği doğuranın da bir kadın olduğu da asla unutulmuyor.

 

Küçük yaştaki kız çocuklarının tek dertleri var dersleri ve daha iyi bir eğitim, daha fazla edinim ve böyle muhteşem bir aileye layık evlat olma hali.

 

Kadınlar evde fazlası ile önemli. Bu önem erkeklerin ezilmesi anlamında değil. Demokratik bir düzen içinde sürüyor. Haklı olan tarafın söylediği uygulanıyorki her iki taraf birbirlerine yazık etmeyeceklerini, hainlik ve ihanet etmeyeceklerini bildiklerinden güven duygusu fazlası ile ortada.

 

Erkekler eşlerini genç sekreterleri, yada yanında çalıştırdıklara veyada taze gelmiş bir yabancı kadın için, bir çıtır için heba etmiyorlar.

Buna ihtiç duymuyorlar.

 

Kadınlar değerlendirildikleri için yıpranmıyorlar, kadınlar yorulmadıkları için coşkuları tükenmiyor, kadınlar kendilerine zaman ayırabildikleri için gençliklerini de muhafaza edebiliyorlar.

 

Sinirler yatışkın, hayat güzel.

 

Bu dünyanın gelip geçici olduğunun da her kes farkında.

Dinlerinin getirdiklerini birebir uyguluyorlar.

 

İbadetlerini yapıyorlar, dolayısı ile huzurlular.

Haram yemiyorlar,

Zina yapmıyorlar,

Kimsenin karısına, kızına, malına, mülküne bakmıyorlar ve zarar vermiyorlar…

 

Kapılar kilitlenmediği halde kimse kimseye saygısızlık yapmıyor.

Sadece küçükler büyüklerine saygı göstermiyorki, büyüklerde küçüklerine saygı gösteriyor.

 

Hiçbir kayınvalide; gelinini oğluna çekiştirmiyor, dövdürtmyor hatta kendisi dövmüyor.

Çocuklar tehdit altında kalmıyor, anneler çocuk hatırına kocalarının her kahrına evet demiyor.

Birbirlerini seven ve sayan bir toplum!

 

…

 

Of ya…

Kim sarstı beni.

Neden sarsıyorsun bir dakika hayaldeydim.

Daha bayrama gidecektim.

 

Tamam işte bende kalkta bayrama gidelim diyecektim.

Nasıl ya?

Nasıl olacak, Bayram aradı yemek yapmış, bizi bekliyor.

Ben o bayramdan mı sözediyorum.

 

Boşver senin söz ettiğin bayram bizlerde yok, hiçbir zamanda olmayacak.

Nereden biliyorsun?

Hayal kurmaya gerek yok, ben hayal kurmadan da bunların olmayacağını biliyorum.

Sen benim ne hayal kurduğumu nereden bileceksin ki?

Bilmiyorum bildiğim senin hayallerinde kötülük olmadığı,

Bildiğim sen güzellikleri davet edensin.

 

Peki ya bayram!

Yinede istiyorsan, ben senin bayramını kutlayayım.

 

Bayramın kutlu olsun, hayal arkadaşım benim…

 

 

Nazan Şara Şatana

 

 

 

 
Toplam blog
: 1731
: 4678
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....