- Kategori
- Edebiyat
Söke'de iz bırakanlardan Fahri Sevil için birkaç söz
Düşündüğüm gün
Doğmuşuz, ayrı ayrı yıllarda
Beraber olduk sonbaharda
Ölümü düşünmeden geldik
Bugünlere…
O zaman, her ikimiz de gençtik
Mutlu yarınlara, avuç açıyorduk
Ve Şimdi geldik bugünlere
Ne sen, eskisi gibi neşeli
Ne de ben…
Şimdi gidiyoruz
Yavaş yavaş iniyoruz
Bu merdivenlerden..
Görünen dağın tepesinden
Mutlaka görünecek o deniz
Yavaş yavaş varacağız sahile
Sahilde bekleyen o gemiye
Hangimiz önden gidecek bilemiyorum
Kaç ay kaç yıl sonra
Dilerim Tanrı’dan
Ne sen arda kal, ne de ben
Sonsuzluğa giden bu yolda
Beraber olalım bu gemide…
( Gönlümdeki Bahar / Şiirler –İzmir 1998 )
Efendin bu hüzün dolu bir şiir. Söke’mizin değerli simalarından koca çınar Fahri Sevil’in “Gönlümdeki Bahar “ adlı şiir kitabından alıntı yaparak sizlere sunmaya çalıştım. Fahri Sevil ağabeyimiz bu şiirini değerli eşine armağan etmişlerdir. Ayrı ayrı günlerde doğduklarını, günlerce beraber yaşadıklarını ve şimdi bir sonbahar mevsimini yaşadıklarını ifade ediyorlar. Bir zamanlar gençtik, şimdi ikimiz de yaşlandık ve bu hayat merdivenlerinden yavaş yavaş iniyoruz, meçhule doğru giden bir gemiyi bekliyoruz “ diyor. Bu dizeler bana ünlü şair Yahya Kemal Beyatlı’nın “Sessiz Gemi “ adını taşıyan şiirini anımsattı bana. Ne diyordu Yahya Kemal Beyatlı bu “Sesiz Gemi “şiirinde? Onu da rahmetle yâd edip bir iki dizeyi burada sizlerle paylaşmak istiyorum:
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol,
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.
Evet, gidenlerin çoğu gittikleri diyarlarda memnun kaldıklarından dolayı , bir daha geri dönmediklerini açıkça ifade ediyor şair Yahya Kemal Beyatlı...
Fahri Sevil 1931 Söke Yeşilde köyde doğdu. 1949 yılında girdiği Aydın Lisesi’nde ailevi sebeplerden dolaylı öğrenimini yarıda bıraktı. 1954 yılında vatani görevini ifa etti. Ticaretle uğraştı. Hatırnaz, hoş görülü aydın, geniş kültürlü bir gönül adamıdır.
Şiir yazmayı ve okumayı çok seviyor. Şiirlerinin bir kısmı Söke Yerel basınında, Beşparmak, Sarızeybek, Balova, Pamukkale Güneşi, İstanbul’da Yeni Defne dergilerinde ve çeşitli antolojilerde yer altı. Uzun yıllar Söke Ticaret Borsası'nda Meclis Üyesi olarak görevini sürdürdü ve aynı zaman da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Aydın / Söke Delegesi’dir iki evlat babasıdır. Söke Şairler ve Yazarlar Derneği'nin ilk kurucuları arasında yer aldı.
Geçenlerde rahatsız olduğunu duyunca bir grup arkadaşla evlerine gidip geçmiş olsun dileğinde bulunduk. Yaşlı insanlar ve hele hasta olursa dost ve yakınlarından ilgi bekliyorlar. Bizler de bu duygularla Söke Şairler Yazarlar Derneği Başkanımız Tülay Sarayköylü üyelerimizden Yaşar Çağbayır, O.Hasan Bıldırki, Metin Akdeniz, Aşır Tunca ve bu satırların yazarı olarak 22 Ağustos 2011 Pazartesi günü saat 15. 30’da evlerinde ziyaret ettik.
Kısa bir sohbetten sonra birlikte hatıra fotoğraflarını çektik. Yanından ayrılırken ellerinden öperek ayrıldık. Bu ziyaretimizden dolayı değerli ağabeyimiz Fahri Sevil ve muhterem eşleriyle birlikte çok menun olduklarını gözlerinden okunuyordu.
Fahri Sevil ağabeyimize bütün kalbimizle geçmiş olsun der, acil şifalar diliyoruz. Sözümü yine onun ATATÜRK başlıklı şiiriyle son vermek istiyorum:
ATATÜRK
Elli altı yıl önce duydum
Senin adını
O zaman altı yaşında
Bir köylü çocuğuydum
Büyük, küçük ağlıyordu herkes
Niye ağladıklarını sordum
ATAKTÜRK öldü dediler
İşte o zaman öğrenmiştim
Atatürk’ün kim olduğunu
Daha sonra
Tarih kitaplarından okudum
Onun yüceliğini
Vatanı kurtaran
Cumhuriyeti kuran
Bizi bugünlere getiren
Büyüklüğünü dünyaya tanıtan
Sevginin bu milletin
Kalbinde yatan
Sendim ATAM
Sen yerinde rahat uyu
Sana dil uzatan yobazlara
Bu millet
Elbette ki verecektir dersini ( 1 )
10.11.1994 / Söke
( 1 ) Sökeli Şairler ve Yazarlar – Güldeste / Abdülkadir Güler- Ankara 1998.