- Kategori
- Güncel
Solda birleşmelerin tarihçesi

Bu günlerde partilerde seçim öncesin hummalı birleşme çalışmaları sürüyor. Bu çalışmaların ilk meyvesini Özal’ın Anavatanı ile Demirel’in DYP’si Demokrat Parti adı ile birleştiler. Bu birleşme kimilerine göre çok iyi oldu, kimilerine göre ise oy kaygısı birleştirdi. Biz birleşmelerin sonucuna değil de birleşmelere bakalım. Birleşmeler nasıl oluyor ya da nasıl olabilir ya da sürekli medyadan takip ettiğimiz birleşme çalışmaları sonuçlanabilecek mi?
Biz ülkemizin köklü Sol yelpazesini konuşacağız. Birleşmelerin hangi aşamada olduğunu, olabilirliliğini tarihten örnekler vererek sorgulayacağız. Hemen hemen her seçim öncesinde duyduğumuz bu birleşme senaryoları önceden nasıl sonuçlanmış, ya da başarılı bir şekilde sonuçlandıranlar nasıl sonuçlandırmış dile getirmeye çalışacağız.
CHP ile diğer partiler arasında ilk işbirliği, 2 Mayıs 1954 seçimlerinde Demokrat Parti %57, 6’lık başarı sağlaması sonucu gerçekleşti. CHP’nin önceleri kendini garantiye almak için çıkardığı yasa sayesinde Demokrat Partinin 505 milletvekili ile tek başına iktidara gelmesi ile güçsüz kalan CHP 9 Eylül 1957 yılında diğer partiler ile (Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Hürriyet Partisi) işbirliği yapma kararı aldı. 9 Eylülde yapılan CHP Kongresine muhalefetteki Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Hürriyet Partisi temsilcileri de katıldılar. Ancak Demokrat Parti iktidarı 11 Eylül'de seçim yasasını değiştirdi. Böylece muhalefetin işbirliğinin önü kapatıldı.
Sol yelpazeye baktığımız zaman ilk ciddi birleşim 12 Eylül sonrası kurulan Sosyal Demokrasi Partisinin SHP’ye katılmasıdır. 3 Kasım 1985’te 1. Olağanüstü Kurultayını toplayan SODEP, Kurultayında Partinin feshedilerek, SHP'ye katılım kararı alındı. Bu katılım solda yeni bir partiyi de beraberinde getirdi. Birleşimden yaklaşık 11 gün sonra Demokratik Sol Parti, Rahşan ECEVİT başkanlığında kuruldu.
7 Haziran 1990’da SHP'den istifa eden 10 milletvekili Fehmi Işıklar başkanlığında Halkın Emek Partisi'ni (HEP) kurdu. 30 Eylül 1994 yılında CHP Genel Başkanı Baykal ile SHP Genel Başkanı Murat KARAYALÇIN arasında Birleşme Protokolü imzalandı. Birleşme kararından sonra genel başkanlık konusunda anlaşamayan iki genel başkan CHP Genel Başkanlığını Hikmet Çetin üzerinde uzlaşarak birleşme sağlandı. Bu birleşmeden sonra aradan zaman geçmiş ve Karayalçın Baykal suntasındaki CHP’de siyasi hayatına devam edememiş, istifa ederek yeniden SHP’yi kurmuştur.
2002 seçimleri öncesinde Ecevit Başbakanlığındaki hükümete süper bakan olarak gelen Kemal DERVİŞ de soldaki parçalanmanın farkına varmış seçim öncesinde birleşme için çeşitli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar sonuç vermeyince yeni bir parti çevresinde solda birleşmenin sağlanması için karar kılınmış, Derviş bu oluşum daha tamamlanmadan bırakıp CHP saflarına katılmış ve milletvekili seçilmiştir. CHP saflarında bir süre milletvekilliği yapan Kemal DERVİŞ partisinin AKP ye karşı yürütmüş olduğu muhalefet anlayışına bir türlü yaklaşmamış, aksine bir çok toplantıda AKP’nin uygulamış olduğu ekonomi politikalarını övmüştür. CHP içerisinden sayın Derviş’e karşı ciddi bir rahatsızlık oluşmuş fakat bu rahatsızlık bir türlü dışa yansımıyordu. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan teklife karşı CHP’den istifa ederek düşünmeden evet demiştir. Yeni oluşum beklenin çok altında oy almış barajın altında kalmıştır.
Solda ideolojik gönül birliğinden çok lider suntasında gelişen liderler halka ancak rahmetli Ecevit zamanında inebilmiş ve müthiş bir oy potansiyeli yakalamıştır. Ecevit’in ayrılması ile birlikte halktan kopuk bir siyaset çizgisi izleyen CHP bir türlü halkla bütünleşememiş sürekli halkımız üzerinde korku politikaları ile prim yapmaya çalışmıştır. Bu çalışmalar her geçen gün partiye büyük zararlar verirken parti içinde lider suntasının daha yoğun bir şekilde oluşmasına imkan veriyor.
Solu ancak laikliğin korumalığını bırakıp halktan yana olan yeni bir anlayıp iktidara taşıyacaktır. Bu anlayış ülkede sağ yelpazeye ciddi bir alternatif oluşturacaktır.
Saygılarımla..