- Kategori
- Güncel
Somalı olmak!

“İşin fıtratında var…”
Somalı olmak böyle bir şey; tehlike, aşk ve ölüm ve “ arkamda kalanlara bari yardımım dokunsun”; tazminat, şehitlik ve aylık! Hepsi herkesten sosyal bu hükümetin sağlayabilecekleri ve kesinlikle sağlayacakları arasında!
“Benim oyum diğerlerinkinden ağır gelir”…
Somalılar tıpkı diğerleri gibi!
Bir parça ekmek, kuru soğan ve mümkünse peynir ya da ayran; yani birazcık Kalsiyum!
Hem yüzleri, hem de bahtları kara, ya da kara boyanmış!
“En azından kışları üşümeyecek kadar ısınabileceğim bir ortam; hem sonra hırsızlık yapıp hapishanede olmaktan daha iyidir. “
“gönül ister ki hayvanlarımla Karbondioksitsiz tertemiz bir havada koşturayım, onları otlatayım ve belki bir ev, belki de bir çiftlik alabilecek kadar devletin yardımını görürüm”! Belki de son rüyasıydı ölen bir X işçinin ya da hayali de olabilirdi bir şef mühendisin! Bilinmez ki! Konuşturulamaz ki! Çünkü “Ölümlü” onlar!
Ve de ölmüşler hepsi 301 kişi!
“İşin fıtratında var!”
“Ama hepimiz gömleğini bile değiştirmeden, istifa etmemek için direnen ve 11 yıllık 1475 sayılı yasayı 6331 ile değiştirmeyi başarabilmiş, iş güvenlik kahramanı Bay Çelik’e hayran kaldık!”
“Benim sorumluluğum tek başına değil ki ruhsatı veren enerji bakanını atlıyorsunuz. Oysa biz bu gemide beraberiz. Evet, doğrudur, teftiş etmek bizim sorumluluğumuzda, fakat ya ruhsat vermek, o da o AKP’linin işi”.
(Yani tek başıma benim istifam çözüm getirmez, o da benimle beraber istifa ederse ki başbakan buna zaten onay vermez. Kısacası bizim istifamız hiçbir işe yaramayacağına göre, boşu boşuna istifa etmiş oluruz. Bakınız başbakanımız durumu açıkladı zaten)
“İşin fıtratında var!”
Yönetim kurulu kararıyla sorumluluk genel müdürün! Genel müdür ise sorumluluk işletme müdürünün diyor! Muhtemelen işletme müdürü de diyecektir ki sorumluluk benim değil iş güvenliği uzmanının ve o da diyecektir sorumluluk teftişin! Ve son olarak teftiş diyecektir sorumluluk ILO 176(Dünya çalışma Örgütü yasası) ’yı kabul etmeyen devletin! O yasa diyor ki “her bir işçinin madende nerede olacağını bileceksin”.
Bak sen! Biz kaç kişinin ölme ihtimalinin olduğunu bile bilemedik! Ulen, bunlar kart da mı basmıyor madene girerken ve çıkarken! Sensörünü yediklerim! “Vardiya değişimine geldi de kaza, o yüzden, yoksa ne var ne yok, New York!”
Peki, 30/06/12 tarihli 6331 nolu iş yasası ne diyor?
“İşveren ne kadar tedbir alırsa alsın, o risk kazaya dönüşürse ve zarar verirse, sorumluluk tek sorumlu İŞVEREN’dir!”
Niye istifa etsinler ki yasayı zati onlar hazırladılar! Adam kesinlikle bilinçli söylüyor!
“İşin fıtratında var!”
“Bunlar ve herkes ve her şey ve her oluş ve her yapış ve tüm Türkiye PARALEL güçlerin altında! Almanlar bu vesileyle bize hakaret ediyorlar! Buna izin verecek miyiz arkadaşlar! Biz kimin torunuyuz; KANUNİ’nin!”
Somalı olmak böyle şanlı bir şey! Gözyaşı, aşk itirafı, öksüz çocukluk, melodram, merheme ihtiyaç duymayan oksijensiz ölüm, bırakın riski, tehlikeyi, ölümü bile yönetemeyen bizler!
Merhametsiz, kalpsiz, saygısız, paralele bağlanmış hayatlarımız!
Ne iktidar, ne muhalefet, hangi sırayla, ne yapacağını bilemiyor!
Basın bu sefer takipte kararlı! Acaba kaç gün?
Yeni yasa teklifi meclise gelmiş bile?! Bu ne hız, bu ne sürat, bu ne cevap?
Ne de olsa basiretli bir yönetimin, gayet sorumluluk sahibi davranışları bunlar!
“Dünyada hangi standart varsa, bizim madenlerde onlar olacak; size söz veriyorum…”
20.000 ölü yani PKK’nın öldürdükleri kadarı 2 depremde, 301 kişi şaka değil bir patlamada, yok olup göçüyor!
Geride sorumluluk sahibi(?) biz vatandaşlar, oy kullanma rahatlığında, kendimiz dışında herkesi suçlarken, belki piyango bir gün bize de vurur mantığıyla ve belki de, bundan daha yüce duygularla, vatandaşlarımıza yardıma başladık bile! Tıpkı depremde olduğu gibi bir sosyal dayanışma gösteriyoruz!
Aferim bize! Aferim hükümete! Aferim muhalefete! Aferim mühendislere! Aferim kim ki kendine Türk diyene! Demeyenlere ve halen bu ülkede yaşayanlara, herkese, AFERİM!
Velhasıl Somalı olmak zor zanaattir!