Son yeni (postmodern) imân ve inkâr / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '14

 
Kategori
Güncel
 

Son yeni (postmodern) imân ve inkâr

Son yeni (postmodern) imân ve inkâr
 

tekzenmobilya.net'ten...


Artık “yeni” bir “imân” ve “inkâr” meselemiz var!

Önce bir çelişkiye dikkat çekelim: “İmân” ve “inkâr” kavramları birbirinin zıddı olarak kullanılıyor… Hâlbuki birbirine zıt kavramlar olmadığı gibi kelime manâları da birbiriyle tamamen alâkasız!

İmân; elle tutulup, gözle görülmeyen, maddeten var olmayan bir varlığın, manen var olduğunu kabûl etmek…

İnkâr ise, kesinlikle bildiğin bir nesne, varlık veya olayı yok saymak… Bilhassa, başkalarını kandırmaya çalışmak! Biliyorsun ama “yok” diyorsun, “olmadı” diyorsun… Gerçeği reddediyorsun!

Bazıları kolayca imân eder! Ben onlardan biriyim. Dağdaki, bayırdaki “kuşburnu” ağacını görürüm ve “bunu kim ekmiş de burada bitmiş?” diye sorarım. Bunu oraya diken kimse yoktur. Bu şifalı bitkiyi orada Allah’ın yarattığına inanır, Yaradan’a imân ederim. Bununla beraber, kuşburnu bitkisini görüp de Allah’a inanmamak inkâr anlamına gelmez… Olsa olsa “inanmamak” denilebilir!

Kutsal Kitaplar, peygamberlerin, kavimlerini inandırma konusundaki “çile”lerini anlatır… “Eski çağ”lara bugünden bakınca, peygamberlerin nasıl zorlu bir çile çektikleri çok daha iyi anlaşılıyor… Ellerinde hiçbir teknik yok, hiçbir kanıt yok, hiçbir “mucize” yok… “Mucize” sayılabilecek olaylar gösterilse bile “sihir” yapmakla suçlanıyorlar!

Hâl böyleyken, bugün milyarlarca insanın peygamberlere inanıyor olması “mucize”nin ta kendisi değil mi?

Tabii kaygı şu: Milyarlarca insan gerçekten inanmış mı? İnanıyor mu?

x    x    x

Artık peygamberler devri kapandı…

Modern veya post modern bir devirdeyiz… Tekniğin başları döndürdüğü… Teknolojinin her olayı, her yaşananı “elle tutulur, gözle görülür” hale getirdiği bir devirde yaşıyoruz.

Artık imân ve inkâr gözle görülür, elle tutulur nesne ve olaylar üzerinden söz konusu!

Son 5 ay içinde pek çok şeyler gördük-duyduk…

Ayakkabı kutuları içine istiflenmiş milyon dolarlar…

Para kasaları…

Para sayma makinesi…

700 bin liralık kol saati…

Sayısız ses kaseti…

İstifa etmek zorunda kalan Bakanlar…

Bu Bakanlardan birinin, “Ne yaptımsa Başbakanın bilgisi dâhilinde yaptım, istifa etmek gerekiyorsa Başbakan da istifa etmeli. Bakanlıktan da milletvekilliğinden de istifa ediyorum.” diyerek ayrıldığını… Sonra, hiçbir şey dememiş gibi partisine ve milletvekilliğine geri döndüğünü gözler gördü, kulaklar işitti…

x   x   x

Bu “mucize”lere kimi inandı, kimisi “sihir” dedi, inanmadı…

Şimdi, tefekküre dalıp cevabı aranacak soru şu:

Hangisi imân etti, hangisi inkâr etti?

x   x   x

Son 5 ayda en çok dile getirilen cümle, “çalıyor ama çalışıyorlar” oldu. Bunu söyleyenler; “imân” mı etmiş oluyor, “inkâr” mı?

 
Toplam blog
: 1412
: 1241
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Okul..