​ Sona giden saati bekliyorum / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '14

 
Kategori
Şiir
 

Sona giden saati bekliyorum

Sona giden saati bekliyorum
 

Neydi öylesine gidişin sessizce

Bir fırtına bir boran gibi aniden gizlice

Mahzun bir çocuk gibi beni terk edişin nedensizce

Derdini söylemeden sessizliğini bırakarak gidişin

 

Derdini söylemeden nasıl bilirim gidişini

Hıçkırmadan nasıl anlarım ağlayışını

Güvercin gözlerine yakışmıyorsa hüzün

Nasıl anlarım terk edişinin anlamını manasızlığını

 

Umutlarım sokaklarım kaldırım taşlarımız yığılıp kaldı

Uyandırdın gidişinle ayrılığın amansız umutsuzluğunu

İnfazımıza kızgın güneşler bile gülerken

Yığılıp kaldı umutlarımız mayınlı sokaklarda sen giderken

 

Kızmasa bulutlar kızgınlığını söylemezse nasıl yağar yağmurlar

Göğsüne alarak gittin ayrılığımızın vurgun anlarını

Kor köprülere atarak gittin ayrılığımızın sebebini

Yığılıp kaldı umutlarımız mayınlı sokaklarda sen giderken

 

İntiharın göklere tırmanan merdiveni yanımda yere yıkarken ben

Yağan yağmurun ıslaklığı saçlarımda

Sona giden saati bekliyorum sokaklarda

Sevdaya mahkûm olan bir kürek mahkûmuyum sokaklarda

Mehmet Aluç

 
Toplam blog
: 959
: 197
Kayıt tarihi
: 04.06.13
 
 

Ben Mehmet Aluç 1962 Malatya Doğumlu. Ortaokul mezunuyum. Çocukluğumda okuma hevesim Tarkan çizgi..