​ Sonsuzluğa Armağan Anılar / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '12

 
Kategori
Şiir
 

Sonsuzluğa Armağan Anılar

Ah evet ! İşte yeniden başlıyor kalbin çarpmaya,

Deli gibi, hissediyorsun değil mi?

Kaburganı delecekmiş gibi nasıl da istekle atıyor,

Bıraksan kanatlanacak özgürlüğünle uçacak,

Kafese hapsettiğin bir kuş gibi çırpınıyor...

Nedenini soruyorsundur şimdi kendine.

Ben sorayım sana; karnınına da sancılar giriyor mu?

Gözlerin hep birini arıyor mu?

Bakışlarını yakaladığını mı zannediyorsun?

Unut gitsin sana bakmıyor bile,

Böyle düşünüyorsun...

Bir zaman sonra 'Bir bakar mısın?' duyuyorsun.

Ya da bir 'Merhaba.'

Sanki o an duruyor gölgen, kalbin ve saatindeki zaman.

Aslında akıp gidiyor da sana öyle geliyor.

Diğer sesleri duymuyorsundur şimdi sen.

Hatırla haydi o anı!

Bir şeyler anlattı ve bütün sihirli sözcükleri aklında değil mi?

Şimdi geliyorum sadede;

Hayatının en güzel anları onun yanıydı,

Hayatında duyduğun en şahane sözcükler onun sözcükleriydi,

Hayatında gördüğün en muhteşem gülüş onun gülüşüydü,

Hayatında dokunduğun en yumuşak ten onun teniydi,

Hayatındaki en yakıcı dudak tadı onun dudaklarındaydı,

Hayatın onundu o da senin değil mi?

Ve

Bir gün,

Bir elvada konuşması,

Anlamıştın aslında sen bir tuhaflık vardı son günlerde,

Bir eksiklik,

Her zamanki olandan bir farklılık,

Gözlerin doldu ağızından döküldü o sözcükler!

Gitme!

Belki sen bile şaşırdın ilk kez duydun kendi cümlelerinde...

Bir kaç gün sonra ağlarken buldun kendini.

Şoku yeni atlatmıştın.

Ve bu durum uzun bir süre devam etti.

Tanıdığın bütün omuzlarda ağladın.

Sadece ağladın ve hayıflandın.

Gitti diye ona kızdın!

'Beni bıraktı!' dedin...

Biraz daha zaman geçti ve sen geriye dönüp baktın.

Hatalarını fark ettin ya da doğrularını.

Kızdın daha çok kızdın.

Hem kendine kızdın hataların için.

Hem ona seni bıraktığı için!

Kadere de kızdın sana düzeltme fırsatı vermediği

Ve sizi bitirdiği için!

Daha çok zaman geçti ve sen sustun.

Unutmaya çalıştın, oldu da.

Öyle zannettin...

Yoluna devam ettin.

Ve sonunda unuttun...

Ancak bir gün,

Bir koku duydun tıpkı onun kokusu!

Döndün baktın ama o değildi...

Hayal kırıklığı yaşadın.

Onu görmek istedin çünkü...

Ve yine bir sinema filmi.

Hani sizin şu ilk gittiğiniz flim.

Seni ilk kez öptüğü yer geldi aklına,

Koltuk, koltuk numarası ...

Ve kumpir,

Bak yine onu hatırlattı sana.

Artık anladın,

Onu hiç unutamadığını!

Hep hayatında olduğunu,

Ancak hiç fark etmediğini!

Yine ağladın,

Yine sustun,

Yine unuttun,

Yine hatırladın...

İşte aşıktın!

Unutuyordun!

Acı çekiyordun!

Ve bir gün geldi unuttun...

Ama yine kendini kandırdın!

Sonsuzluğa armağandı bütün anılarınız.

Hem onun hem senin için.

Ağlayarak eksildi yüreğinden damla damla!

Ama öyleydi ki sende!

Senin yüreğinde...

Hiç bitmedi,

Hiç bitiremedin...

 

Elif DİKMEN

 

 

" Hayatımdaki değerli insanlara..."  

 
Toplam blog
: 12
: 151
Kayıt tarihi
: 18.07.12
 
 

1993 İstanbul doğumluyum. Bir göçmen kızıyım. Her türlü alana ilgi duyan meraklı biriyim. Duygu v..