- Kategori
- Deneme
Soru, sorular, sorular..
Artık küçük şeyler mutlu etmiyor mu beni? Ya da ediyor da ben mi göremiyorum? Acaba ben görüyorum da O’ mu göremiyor? Gördüklerimizden anladıklarımız mı farklı? Yoksa biz mi farklılaştık fark edemeden bir şeyleri?
Aslında anladığımızı sandığımız çoğu şeyi anlamıyoruz bile. Sadece kendimizi kandırıyoruz. Ne kadar da usta yalancıyız hepimiz. Halbuki bir başkası “yalan söylüyorsun“ dediğinde ne kadar da zorumuza gider. Aynayı biraz da kendimize çevirsek; neler çıkar ortaya, hangi taşlar dökülür eteğimizden kim bilir..
Onlar.. Hepsi farklıydı. Sırf farklı oldukları için dışlandılar, yalnız kaldılar. Tarihe bile isimlerini yalnız yazdılar ya da biz öyle okuduk. Aslında her birine inanan birkaç kişi vardı, bir elin parmaklarını geçmeyen. İnançları uğruna sevdikleriyle, değer verdikleriyle yola devam edenler. Onlar da Onlar’ın gizli fahramanlarıydılar aslında farklı insanların farklarını fark eden fahramanlar.
Peki ya farklılaşanlara ne demeli? Benliğinden sıyrılıp başkalaşanlara diyecek hiçbir söz bulamıyorum doğrusu. İnsan özünü koruduğu kendini yaşayabildiği sürece bir fahraman olabilir, başkalaştıkça değil..
Ne kadar çok soru var cevaplanması gereken, cevaplandıkça da peşine yeni diziler takan sorular..
FAHRAMAN